Hit (5384) K-876

Fedaihul Batıniyye

Yazar Adı : Gazali, Muhammed b. Muhammed el Gazali İlim Dalı : Mezhepler Tarihi
Kitap Dili : Kitap Tipi :
Konusu : Sitedeki Kayıt Türleri :
Ekleyen : Fıkıh Dersleri/2009-08-09 Güncelleyen : /2014-08-23

Fedâihu'l-Bâtıniyye

فضائح الباطنيّة

Batıniyye gruplarının görüşlerini reddetmek amacıyla Gazzalî (ö. 505/1111) tarafından kaleme alınan eser.

V. (XI.) yüzyılda Batınîler bir taraftan Fatımî Devleti’nin siyasî gücü, diğer taraftan kurdukları terör teşkilatlarının faaliyetleri sayesinde özellikle Abbasî hilafetinin sınırları içinde baskılarını hissedilir derecede arttırmışlardı. Halife el-Müstazhir-Billah (1094-1118), bu tür bozguncu faaliyetlere karşı sürdürülen siyasî mücadeleleri ilmî bakımdan da desteklemek ve Abbasî halifesinin meşrû olmadığı tarzındaki yoğun Batınî propagandasını tesirsiz hale getirmek İçin Gazzalî’den konuyla ilgili bir eser yazmasını istedi. Halifenin isteğini kabul eden Gazzalî eserinin adını bu sebeple Fedaihu’l-Baŧıniyye ve feżailü’l-Müstazhiriyye olarak belirlediğini kitabının mukaddimesinde kaydeder (s. 3-5). Kitap bazı kaynaklarda el-Müstazhirî şeklinde de geçmektedir (Abdurrahman Bedevî, s. 82). Gazzalî’nin bu eserini siyasî otoritenin baskıları sonucu telif ettiği yönünde Batınî yazarlarca ileri sürülen iddianın (Damiġu’l-baŧıl, naşirin mukaddimesi, I, 17) gerçekle ilgisi yoktur. Nitekim müellif, birçok alim arasından bu iş için kendisinin seçilmesinden şeref duyduğunu belirtir (s. 4; ayrıca bk. Watt, s. 62).

Eser bir mukaddime ile on babdan meydana gelir. Birinci babda kitapta uygulayacağı metodu açıklayan Gazzalî, ikinci babda fırka mensuplarının çeşitli zamanlarda Batıniyye, Karamita, İsmailiyye gibi on kadar isimle anılmalarının sebeplerini anlatır ve bir mezhep olarak kuruluş amaçlarının İslam varlığını ortadan kaldırmaktan ibaret olduğunu açıklar. Batınîler’in, kendi ideolojilerini benimsetmek amacıyla kullandıkları taktikleri (hiyel) dokuz noktada özetleyen müellif, bu akımın bütün sakatlıklarına rağmen yayılma şansı bulmasının sebeplerini üçüncü babda inceler ve dördüncü babda fırkanın temel görüşlerine geçer. Gazzalî burada Batınîler’in ilahiyyat konusunda bazan akıl ve nefs adı da verilen “sabık” ve “talî” diye iki ilah kabul ettiklerini, peygamberi, kendisine talî vasıtasıyla sabıktan saf kutsî kuvvet intikal eden kimse olarak nitelediklerini belirtir. Her asırda kendisine başvurulacak masum bir imamın gerekli olduğu şeklindeki Batınî imamet düşüncesini anlatır. Ardından fırka mensuplarının kıyameti, peygamberden sonra onun şeriatını nesheden altıncı imamın zuhuru olarak te’vil edip bütün müslümanlarca benimsenen ahiret hallerini inkar ettiklerini nakleder. İmamın belirttiklerinin dışında kalan dinî emir ve yasakların tamamen manasız olduğuna inandıklarını açıkladıktan sonra Batınîler’in mutlak ibaha görüşünü benimsediklerini kaydeder. Beşinci bab, Batınîler’in nasların zahirine getirdikleri te’villere dair örneklerle ve bunların reddiyle ilgilidir. Altıncı babda, bilgi edinmenin akıl yoluyla değil masum imamın öğretmesiyle mümkün olduğu şeklindeki Batınî iddiaları ele alınarak bunlar kesin delillerle iptal edilir. Kitabın yedinci babı imamet konusuna ayrılmıştır. Burada imametin nasla sabit olduğu, imamların küçük büyük her türlü günahtan korundukları ve her şeyin bilgisine sahip bulunduktarı şeklindeki iddialar çürütülür. Sekizinci bab İslam dininin Batınîler hakkındaki hükmüne dairdir. Müellif, Batınî düşüncelerin bir kısmının sapıklık ve bid’at çerçevesine girdiğini, bir kısmının ise tekfiri gerektirdiğini, küfrüne hükmedilenlerin mürted statüsünde bulunduğunu belirtir. Gazzalî kitabının dokuzuncu babında, yaşadığı çağda herkesin itaat edeceği meşrû imamın el-Müstazhir-Billah olduğunu ispata çalışır ve meşrû bir devlet başkanında bulunması gereken nitelikleri açıklar. Onuncu babda ise devlet başkanının, görevini meşruiyet içinde yürütebilmesi için yerine getirmesi gerekli olan ilmî ve amelî vazifelerini konu edinir.

Aralarında mevcut muhteva benzerliği sebebiyle Fedaihu’l-Baŧıniyye’nin önemli kaynaklarından birinin Abdülkāhir el-Bağdadî’ye ait el-Farķ beyne’l-fıraķ olduğunu söylemek mümkündür. Batınî alim ve daîlerinden Ali b. Muhammed b. Velîd (ö. 612/1215) Gazzalî’nin bu kitabına hacimli bir reddiye yazmış ve mukaddimeden kitabın sonuna kadar bütün görüşlerini tek tek cevaplandırmaya çalışmıştır. Ancak Mustafa Gālib tarafından iki cilt halinde yayımlanan eserden (Beyrut 1403/1982) anlaşıldığı üzere Batınî müellifi, hakaret dolu bir üslûpla kaleme aldığı kitabında ilmî ve tarafsız bir yöntem kullanmamış, büyük müslüman çoğunluğunun, hatta yer yer mûtedil Şîa’nın bile kabul edemeyeceği görüşlerle Gazzalî’yi eleştirmek istemiştir. Buna karşılık Muhyiddin İbnü’l-Arabî ile Şemseddin es-Sehavî eserlerinde tasvipkar ifadelerle Gazzalî’nin kitabına atıfta bulunmuşlardır (el-Fütûhat, V, 158-159; el-İlan bi’t-tevbîħ, s. 49-50).

Fedaihu’l-Baŧıniyye’nin bilinen iki yazma nüshasından biri British Museum’da (Or., nr. 7782), diğeri Fas Karaviyyîn Camii Kütüphanesi’ndedir (H. L., nr. 4428). Eserin ilk neşri, otuz beş sayfalık Almanca bir mukaddime, yetmiş yedi sayfalık bir muhteva tahlili ve seksen bir sayfa tutan metinle birlikte Streitschrift des Gazālī gegen die Bātınıjja-Sekte adıyla I. Goldziher tarafından gerçekleştirilmiştir (Leiden 1916). Goldziher bu çalışmasını, o sırada tek nüsha olarak bilinen ve asıl metnin üçte biri kadar olan British Museum nüshasına dayandırmıştır. Eserin iki nüshaya dayanan tam neşri ise on altı sayfalık bir değerlendirme ve 225 sayfalık metin halinde Abdurrahman Bedevî tarafından yapılmıştır (Kahire 1383/1964). Ali b. Muhammed b. Velîd’in reddiyesi yayımlandıktan sonra Bedevî neşrinin Fedaihu’l-Baŧıniyye’nin tamamını ihtiva ettiği ve eserin Gazzalî’ye ait olduğu konusundaki bilgiler kesinlik kazanmıştır.

Fedaihu’l-Baŧıniyye’nin, bilginin kaynağını masum imamın oluşturduğu ve elde edilmesinin de onun öğretmesine bağlı bulunduğu yolundaki Batınî iddialarını çürüten altıncı babını Gazzalî Kitabü Ķavaśımi’l-Baŧıniyye ismiyle yeniden kaleme almıştır. Bu risale Ahmet Ateş tarafından Türkçe’ye çevrilerek yayımlanmıştır (AÜİFD, III/1-2 [1954], s. 23-44). Fedaihu’l-Baŧıniyye’nin bazı bölümleri Goldziher neşri esas alınarak Miguel Asin Palacios tarafından İspanyolca’ya tercüme edilmiştir (Algazel, El Justo en La Creencia, Compendio de teologia dogmatica, Madrid 1926). Avni İlhan, Abdurrahman Bedevî neşrini esas alıp eserin tamamını Batınîliğin İçyüzü adıyla Türkçe’ye çevirmiştir (Ankara 1993).

<
1.Baskı : Baskı Isim (TR) : Fedâihu'l-Bâtıniyye / Baskı Isim (AR) : / Ebat : standart / Yayın Evi : el Mektebetul Arabiyye / Yayın Yeri : Kahire / Yayın Tar. : 1964 / Baskı Dili : Arabça / Özellik : Abdurrahman el Bedevi Neşri / Sayfa Adedi : 0 / Açıklama : / Konu Fihristi :
2.Baskı : Baskı Isim (TR) : Fedaihul Batıniyye / Baskı Isim (AR) : / Ebat : standart / Yayın Evi : el Mektebetul Asriyye / Yayın Yeri : Beyrut / Yayın Tar. : 2001 / Baskı Dili : Arabça / Özellik : Muhammed Ali el Kutb Neşri / Sayfa Adedi : 205 / Açıklama : / Konu Fihristi :
...