Hit (3888) M-38

Önce İlim

Yazar Adı : İlim Dalı : Fıkıh
Konusu : Dili : Türkçe
Özelliği : Makale Türü : Müstakil
Ekleyen : Nurgül Çepni/2009-06-22 Güncelleyen : /0000-00-00

Önce İlim

Resulü Ekrem (s.a.v.) "Kim bildiği ile amel ederse, Allah (c.c.) ona bilmediğini öğretir" buyuruyor. Bu müjdeyle yola çıkarsak şüphesiz ki Allah (c.c.) bize bilmediğimizi öğretecektir.
Kardeşim, binlerce ayeti kerime, yüz binlerce hadisi şerifin işaret ettiği nokta, hep aynı yerde birleşiyor. Allah'a kulluk yapmak... Yani ibadetleri yerine getirmek... Cihat etmek, İslam'ı yaymak ve korumak, Asırlardır alimlerin hepsi aynı mücadeleyi vermişler ki, kul Allah (c.c.) istediği gibi yaşasın...
Bilmek bazen hiç mühim değil, bazen çok mühimdir. Kişi kendisine Allah'tan başka ilah edinmişse, onun ne kadar bilgisi olursa olsun hiç mühim değildir. Fakat, kişi Allah'ı sevdiğinde samimi ise işte o kişi de bilgi çok mühim ve de büyük nimettir.
Cezaevinde, İsrailli misyoner bir yahudi kızı ile tanıştım. "Bana biraz dininizi anlat" dedim. Çünkü biliyorum ki Tevrat'ta ve İncil'de Allah'tan geldiği gibi duran ayetler de var. Hem onlar hakkında bilgi edinmek istedim.
Bana öyle ilginç bir olay anlattı ki, dinimizin kıymetini bilmeyenlere bir kez daha hayret ettim.
Ona sordum:
-Sizin dininiz de size geleni hemen almak var mıdır? Mesela bir hıristiyan isterse yahudi olabilir mi ?
-"Olamaz." dedi.
Ben de tekrar merakla yeniden sordum:
-Demek ki sizin dininiz yalnız yahudilere inmiş, öyle şey olur mu ? Bizim dinimize kim girmek isterse hemen girebilir. İşte lütuf ve büyüklük buradadır. Büyük kapıdan isteyen herkes girebilir, kapı küçük olunca durum değişir. Öyle değil mi? Dedim.
Biraz düşündükten sonra "bak, sana bir şey anlatayım." dedi.
-Başka dinden olan bir kadın yahudi olmak istedi. Bir yahudi ile evliydi. Hahama gitti. Yahudi olmak istediğini söyledi.
Bizim bir kitabımız var iki üç yılda bitmez. Kadına onu verdi. "Bunu ezberle" dedi. Kadın yıllarca ezberledi. Yıllar sonra hahamların huzurunda imtihan oldu. Kadın bir hükmü bilemedi. Kadına "seni yahudiliğe kabul etmiyoruz, biraz daha çalış" dediler. Bu arada kadının bir kızı oldu. On yıl sonra gittiğinde yine imtihanı kazanamadı. Sonra kadın öldü, kocası masrafını yaptığı halde onu yahudi mezarlığına gömdürmediler. Kızı o kadar ağladı yine de kabul etmediler... Yahudi olmak zordur.
Demek sizin dininize girmek için hahamdan müsaade istemek lazım. İnsan Allah'ın dinine girmek için Allah'tan değil, insanlardan izin alıyor. Sizin mantığınızı yormuyor mu bu iş?
-"Ne yapalım biz de böyle" dedi.
Şöyle bir Türkiye'yi ve dünyayı göz önüne alırsak, insanların çoğunun ne kadar nankör olduğunu görürüz bu olayla. İslam gibi cihanşumül bir dinin emirlerini öğrenmek için günde bir saat vakit vermeyenler, İslam imtihanla Müslüman kabul eden bir din olsaydı, demek ki o zaman hiç yanaşmayacaklardı.
Biliyor musunuz hani bir söz vardır ya "kötüyü görmeden iyinin kıymeti bilinmez" diye. Gerçekten insan, İslam dışı "din" veya ideolojilerin ne olduğunu bilmeden, kendi dinini hakkı ile anlamıyor.
İlimden maksat, Allah'ın sevdiği kul olmaktır. Bu da Müslümanlıkla olur. Müslümanlıktan kaçanlar mezarlarından kovulan yahudi kadının durumuna düşerek netice de daima kaybederler.
Biz ilmi Allah'a kul olmak için talep etmeliyiz ve ne kadar bilgimiz varsa bunu Allah'ın lütfü olduğunu bilerek daima şükretmeliyiz. Biliyorsunuz, Bel'am şükürsüzlüğünden dolayı dinden çıkarak tağutların dostu olmuştu. İbadet etmedikçe iman eskir. İmanı yenilemek için ilim ve ibadet gereklidir.
Programlı bir şekilde yaşayabilmemiz için önce düzenli yaşayan, prensip sahibi kişiler olmalıyız.
Kolay mı müşriklerin içinde onların kültürü altında İslam kültürünü elde etmek? Elbette ki kolay değil.
Bakıyorsunuz bir Müslüman (!) ağzından "Ben Allah'ı çok severim" cümleleri eksilmiyor. Yanak yanağa öpüşen kadın, erkek arkadaşlığına o kadar alışmış ki tokalaşmayan kişileri Müslüman olarak bile kabul edemiyor. Sebebi ise malum. İslam medeni dini ya. O halde medeni din ise tokalaşmaya denizde mayo giymeye niçin müsaade etmesin?.. Üstsüzlerin yanında onun giydiği mayo kapalı bile.
Onun gözünde medeniyet (!) demek sınırsız özgürlük demek olduğundan, eğer dinimiz bunları yasaklıyorsa medeni değildir.
Güler misin, ağlar mısın?... özgür olacağız diye, hürriyetlerini kaybetmişler. "Niçin" sorusunu getirdiğimiz zaman, karşımıza ilmi yaymadığımız, İslam'ı tanıtmadığımız cevabı çıkıyor.
İster istemez "bir ah çeksem karşı ki dağlar yıkılır" demek zorunda kalıyoruz. Sonradan da bizim "ah"ımızın dağlar devirecek kuvvette olmadığını görüyoruz... dağları aşkla çekilen "ah" devirir. Müslümanların çoğunun hazır cennet istediği, dünya batmış umurunda olmadığını "böyle gelmiş böyle gider" sözünü duyuyoruz.
Halbuki bu günkü vahşet, bu günkü rezalet ne böyle gelmiştir, ne de böyle gidecektir. Böyle gidecek demek, umudu kesmek, miskinliği ele almak demektir.(...) (Önce Soru Sorarlar Sonra Ham insanı Koparırlar Dininden. 1992)

Resulü Ekrem (s.a.v.) "Kim bildiği ile amel ederse, Allah (c.c.) ona bilmediğini öğretir" buyuruyor. Bu müjdeyle yola çıkarsak şüphesiz ki Allah (c.c.) bize bilmediğimizi öğretecektir.
Yayınlandığı Kaynak :
Yayınlandığı Dergi : Tarihi Osmani Encümeni Mecmuası
Sanal Dergi :
Makale Linki :