Hit (1982) F-643

Müzik Yapmak, Müzik Aletleri Kullanmak, Müzik Dinlemenin Hükmü

İlim Dalı : Fıkıh Konusu : Müzik, Çalgı, Türkü
Soruyu Soran : Cevaplayan : Önder Nar
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : /2021-02-16 Güncelleyen : /0000-00-00

Soru: Şarkı ve türkü dinlemenin hükmü nedir?

el Cevab: İman amel ahlak bütünlüğü içinde Allah’a kulluk ameliyesinde şarkı ve türkünün yeri yoktur. Emredilmemiş, tavsiye edilmemiş, özendirilmemiş amellerdendir. Bazı unsurları fısk(salih amel dairesi dışına çıkış) olarak nitelendirilmiştir. Bununla birlikte şiir şarkı türkü marş insanın yaratılışından doğasından gelen özelliklerindendir. Nesirle olduğu gibi şiirle duyguların ifadesi caizdir. Şiirin makamla edası caizdir. Makamlara uygun olarak sözlerin edası ve sanatsal yorumu caizdir. Sözlerin içeriğinde İslami değerlere muhalefet varsa bu değerlerimize aykırılığı sebebiyle mahzurlu hale gelir. Erkeklerin sanatsal müzik yorumlarını kadınların ve erkeklerin dinlemesi caizdir. Kadınların sanatsal yorumlarına kadınlarla alakalı var olan kısıtlamalar kadar engel vardır. Sesli eda sadece kadınlaraysa ve bir mahzura düşülmemesi şartları oluşuyorsa kadınlara da caizdir. Kadınların erkeklerin huzurunda müzik eda etmeleri ve yorumlamaları mahzurlarından emin olunması durumu çok zor olduğundan caiz değildir. Kadınların erkeklerin huzurunda şiir okumaları nisbeten mahzuru daha hafif bir ameldir...

Ek 1; Bütün şarkı türkü ürünlerinin bilgilenmek kasdıyla dinlenilmesi okunması elde edinilmesi kütüphanede bulundurulması caizdir. İçeriği mahzurlu olanların eğlenmek kasdıyla dinlenilmesi alınıp satılması tavsiyesi özendirilmesi caiz değildir.

Ek 2; Şarkı ve türkülerin müzik aletleri eşliğinde yapılan yorumlarında def vb basit aletler mubah görülmüştür. Daha ileri düzeydeki müzik aletleri hakkındaki yasaklama ve eleştiri içerikli hadisler cumhur tarafından müzik aletlerinin kullanılarak şarkı türkü söylenmesinin tahrimen mekruh ya da haram olarak nitelenmesine dayanak gösterilmiştir. Bazı alimler hadislerdeki çalgı aletleriyle alakalı nitelemelerin fısk fücur ehlinin işledikleri günahlara dair olduğunu buna göre ise yasaklananın müzik aletleri eşliğinde işlenilen günahlar ve günah işlemek olduğunu söylemişlerdir. Bu anlayışa göre keman ya da def eşliğinde ilahi söylemek ya da kahramanlık şiiri okumak caiz görülmüştür. Mubah amellerin Müzik aletlerinin eşliğinde yapılması amelin mubahlığı çerçevesinde mubahlık hükmüne yakın görünmektedir. Ama efendimizin müzik aletlerini fısk amellerle birlikte anarak sanki birbirlerinin ayrılmaz parçalarıymış gibi anmasında müzik aletleriyle iç içe bir hayat tarzından, müziğin bir yasam biçimi yapılmasından sakındırma gayesi olduğu gözlemlenmektedir. Müzik kalpte nifak bitirir hadisi bu manayı çok net vurgulamaktadır.

Ek 3; Bunlara göre mubahlık ölçülerine uyan müzik ve müzik kültürü bile batıdaki gibi hayatın asli unsurlarından biri haline (bir yaşam biçimi haline) getirilmemelidir. Mubahlık ölçülerine uymayan müzik ve kültürü bir kültürel değer olarak hayatın haşvında tutulmalı, onun asli unsurlarının yerini almasına izin verilmemelidir. İman edenler salih amel işleyenler hakkı tavsiye edenler sabrı tavsiye edenler... Sıfatlarına sahip bir İmani hayat bizi kurtaracaktır. Dışında kalan hayat tarzları ise örneğimiz peygamberimizin yüz çevirdiği ve yüz çevirin dediği hayat tarzlarıdır.
 

Soru Sahibi: Sena Ezgi
Soru: Gitar çalmak caiz midir?

el Cevab: Temel dini ve insani değerlerimizin öğretilmesi ve gereklerine dikkat edilmesi durumunda bütün ilim dallarının ve bilgi disiplinlerinin konu ve ilim dalında uzmanlık kastıyla öğrenilmesi caizdir. 
-Bu bilgi dallarının kendisini ve iradesini etkisi altına almasına karşı bedensel ve ruhi ve akli yeterlilik durumunda olan insanlar, (hakkında tereddüt edilen) ilim dallarını öğrenebilirler. 
Çocukluk döneminde bu ve benzeri durumlar oluşabiliyor.  Yetenek keşfi gayesiyle de bu tür eğitimler alınması caiz olabilir. 
Öğrenmenin cevazı konusundaki bütün bu sınırsız izin; ihtiyacımız, kapasitemiz, ona ayıracağımız vaktin başka daha elzem konulara ayrılması gerekliliği gibi süzgeçlerden geçebiliyorsa bu ''öğrenme cevazını '' kullanabilirsiniz.
Yok geçmiyorsa; bir şekilde bu öğrenme cevazını uygun noktada sonlandırıp, daha önemli daha yararlı ve değerlerimizin gerekleri doğrultusunda bir alana yönelmelisiniz.
Öğrenilme konusundaki genişlik uygulama ve bu bilgilerin gereklerini alenen yapma konularında yoktur. 
Din değerler manzumesidir. İman edilen değerler manzumesidir. Hayata dönük durumlarda efendimizin örnekliği Allah’ın razı olduğu örnekliktir. 
-Örnekleyeyim heykel traşlık yeteneği varsa heykel yapıp bunları neşretme izni yoktur. Bilgi amaçlı öğrenim caiz olmakla birlikte bunlarda neticesinin mahzurlu olması sebebiyle Müslüman bireyler kendilerini işin başından frenlemek durumundadırlar.
Çizimler konusunda doğa tabiat resimleri zaten mahzurlu değildir. İçinde tam insan veya tam hayvan tasvirleri olmayan sanat eserleri de mahzurlu değildir. Evlere asılabilirler.
Müzik aletleri ve müzik notaları ve müzik ilminin öğrenilmesi ve öğretilmesinde başka bir mahzur oluşmaması durumu garanti edilebilirse sadece ilim öğrenme açısından öğrenilmesi caizdir. Müzik ilminin gereklerinin uygun şiir ve düz yazıya uygulanması caizdir. 
Müzik aletlerinin kullanılmasının öğrenilmesi sürecinin tamamlanmasından sonra başkalarına sunulması ve eda edilmesi problemdir. Öğrenen öğrendiğini tatbik eder ve zevk için uygularsa ihtilaflı alana girmiş olacaktır. 
Mahzurlu alanın başladığı noktadan itibaren öğrenilen aletin dini değerlerimizle çelişmeyen ortam, şartlar ve sözler eşliğinde edası cevaz boyutu aransa bulunabilecek bir alandır. Ama Ahiret ecri aransa ecir kazanılmayacak bir alandır.
Şuna da dikkat edilmelidir ki, Osmanlı devleti, batıdaki bilgiyi bu yazdığım mantaliteyle elde etmeye çalışırken batılı bilginin etkisi altına girmiş ve batıyı taklit etmeye, kendi değerlerinden yüz çevirip batılı değerlere uygun düşünmeye ve yaşamaya başlamıştır. 
Bu şuna benzer, başkalarını etkileme yeteneği olan biri düşünün, bu yeteneğini geliştiriyor ve bu işi çok kolay yapmaya başlıyor. Ama bunu zamanla şer’i açıdan caiz olmayan boyutlarda ve işlerde kullanmaya başlıyor. İşte bu durum insanın kendi eliyle kendisini tehlikeye atması olur.
-Sihir yapmayı öğrenen birisi bunu bir meşru sebeple öğrenip daha sonra bu yeteneğini başkalarının zararına kullanmaya başlarsa İslam fıkhındaki cezası öldürülmektir ve sihir helak edici 7 büyük günahdan biridir. 
-Bilginin öğrenilmesi ile alakalı cevazı kullanırken İslam terbiye değerleri bir kenara bırakılmamalı hükümsüz ve atıl bırakılmamalıdır.


Soru Sahibi: Gülcan Gül
Soru: Ney üfleme konusunda düşünceleriniz nelerdir?

el Cevab: Dini bir fiil değildir. Müzik aletleriyle icra edilen bir ibadet yoktur.
Efendimiz ve örneklerimizin müzikle anılmamalarını akılda tutulmalıdır.
-Son dönem sufilerindeki müzik aletleri eşliğinde zikir meclislerinin örneği yoktur. 
-Sünni tasavvuf -bid'i tasavvuf mücadelesinde maalesef bid'i tasavvuf sünni tasavvufun önüne geçmiş görünmektedir. 
-Sakalsız, bıyıksız, sünnet değerlerine uymayan, kuran okumasını bilmeyen çok sayıda insan peygamberimizin aşkından bahsetmektedir. 
-Kalpleri İslama ısındırılan insanlara müzik aletlerini ve müziği kullanarak ulaşmak caiz olabilir. Vechi vardır. Ama caizlik zemini müellefei kulubdan olmalarıdır. Normal Müslümanlara bu ifade edilmediğinden büyük sıkıntılar yaşanmaktadır. 
-Allah Rasulünün hedyinde ney ve müzik aletlerinin olmamasını tekrar dikkatinize sunarım.

 

Soru Sahibi: Mehmet Aydın
Soru: Hocam günümüzde dini sohbetler yapılıyor. Ve bu dini sohbetler yapılırken arkaya hafifçe bir fon müziği konuluyor ki dinleyicilerin kalbine tesir etsin. Ayet, hadis, menkıbeler okunuyor ve bunlar yapılırken fon müziği, çalgı çalınıyor. Bunun hükmü nedir?  Daha doğrusu Ğina'nın (Çalgının) hükmü nedir? Buhari deki hadis olan 'Ümmetim çalgıyı helal sayacak' hadisini de değerlendirir misiniz?

el Cevab: Öncelik farzları korumada sonra haramlardan uzak kalmadadır. 
Bir insanın İslamı tıpatıp efendimizin örnekliğine uyuyorsa ona ''İslamı güzel oldu'' denilir. 
-Efendimiz müzik aletlerinden ve faydasız meşguliyetlerden uzak yaşamıştır. 
Günümüz medeniyetinin geldiği noktada bazı şeylerdeki İslami ölçüler ihmal edilmektedir. 
-Kadınla din programı yapmayan hoca neredeyse yoktur. 
-Hurafe mi değil mi ayırt etmeden konuşan çok hoca vardır. 
-Hurafe diye dinde asılları olan değerleri inkar eden de çok vardır. 
-Eşiyle bile program yapsa bu şekilde bir samimiyet ifadeleriyle insanların önüne çıkması caiz olmayacak şekilde program yapan insanlar İslami kanallarda fetva vermektedir. 
-Fasıklarla din programı yapılması da yanlıştır. 
-Çalgı aletlerinin çıkardıkları sesler haram değil onlarla birlikte icra edilen fiiller mahzurlarına göre haram ya da mekruhtur, şeklindeki fetvalardan dolayı böyle davranıyor olsalar gerektir. 
-Efendimiz çalgı aletlerinin eşliğinde konuşma yapmamıştır. Yapabilen bu konuda hassas olmalıdır.

click here click married affairs
read here click here unfaithful wives
click open what makes husbands cheat
read here My wife cheated on me redirect
treatment of aids hiv treatments aids pictures