Hit (74) F-1393

Cuma, Bayram Ve Cemaatle Kılınan Namazların Terk Edilmesinin Hükmü

İlim Dalı : Fıkıh Konusu : Cuma Namazı,Namaz
Soruyu Soran : Cevaplayan : Önder Nar
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : Sude/2020-05-21 Güncelleyen : Sude/2020-06-08

Soru: Ülkemizdeki Cuma Namazı, bayram namazı ve cemaatle namazların terk edilmesinin meşru zemini  hangi ayettir ya da hadistir. 
Müslümanlar bu namazları terk ediyorlar. Günahkar mı oluyorlar?

el Cevab:
Saydığınız ibadetlerden Cuma namazı Kitap sünnet icma ve kıyasla farz kılınmıştır.
Bayram namazı ikidir bunlar da sahih sünnet ve icmayla meşrudur. Bize göre hükmü vaciptir.
Vakit namazların cemaat ile eda edilmesi sünnetle meşrudur ve icma ve kıyasla meşrudur.

Bu ibadetlerin meşru kılındıkları deliller ortadadır. Bu ibadetlere şeri mazeretler oluştuğu için edaları değişmiştir. Cuma ve bayram namazları hastalık yayılması ve bulaşması endişesi sebebiyle eda edilmemektedir.

Not 1: Ülkemiz bir İslam devleti olsaydı Bu ibadetlerin edasına bir yol aranır ve bulunurdu. Ama halkı Müslüman bir ülke olduğumuzdan Allaha kulluğa yol arayan din alimi de yetkili görevlerde olmadığından bunun eda yolları mühmel durumdadır.

Not 2: Suudi Arabistan vs. devletler içinde yaşadığımız son senelerde dini eksenli düşünen insanlar tarafından değil batıda yetişen laik düşünceli insanlar tarafından idare edilmekte olduğundan aynı durum oralara da sirayet etmiş ve Haremeyn de bile namazlar hastalık bahanesiyle yasaklanmıştır.
Vakit namazları müekked sünnetlerdir. Ama efendimiz bu namazlara cemaatle iştirak etmeyenleri tek tek uyarırdı. Hatta meşhur sözü cemaatle namazı aksatanlara söylemiştir. "Cemaatle namaza gelmeyip evlerinde oturanların evlerini bilseydim evlerini onlar içindeyken ateşe verirdim."

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ ، قَالَ : أَخْبَرَنَا مَالِكٌ ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ ، عَنِ الأَعْرَجِ ،
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ : أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ :
وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَقَدْ هَمَمْتُ أَنْ آمُرَ بِحَطَبٍ ، فَيُحْطَبَ ، ثُمَّ آمُرَ بِالصَّلاَةِ ، فَيُؤَذَّنَ لَهَا ، ثُمَّ آمُرَ رَجُلًا فَيَؤُمَّ النَّاسَ ، ثُمَّ أُخَالِفَ إِلَى رِجَالٍ ، فَأُحَرِّقَ عَلَيْهِمْ بُيُوتَهُمْ ، وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوْ يَعْلَمُ أَحَدُهُمْ ، أَنَّهُ يَجِدُ عَرْقًا سَمِينًا ، أَوْ مِرْمَاتَيْنِ حَسَنَتَيْننِ ، لَشَهِدَ العِشَاءَ

Hadisin tercümesi:
Efendimiz namaza iştirakte eksiklikler olduğunu fark ettiği bir namaz sonrası şöyle buyurmuştur.
"İsterdim ki yerime namaz kıldıracak birini bırakayım ve bir diğer grupla evleri dolaşayım namaza iştirak etmeyenleri onlar içindeyken evlerini ateşe vereyim. (Namaza iştirakta gevşek davranmalarının onu ne kadar üzdüğünü ifade ediyor.) Ne yazık ki onlardan namaza iştirak etmeyenlerin bazıları kaliteli bir yemek sofrası (et yemeği) olsaydı onun sofrasına ne eder eder iştirak ederdi..."[1]

Cemaatle namaza iştirak etmemek ve bunu önemsememek münafıkların özelliğidir. (Olsa da olur olmasa da olur demek)
Efendimiz bu minvalde de uyarıları hatta çok ağır uyarıları vardır.
Bunlardan birisi de Buhari (es Sahih H: No: 637) hadisidir.


"Münafıklara en ağır gelen namazlar yatsı ve sabah namazlarında cemaate iştiraktir. O ikisindeki ecri bilselerdi onu cemaatle eda etmek için sürünerek de olsa cemaate gelirlerdi. Cemaatle namaza iştiraki sağlamak için ve önemini anlatmak için Bir müezzin edinip onu namaza kıldırmak üzere bırakarak gidip bir ateş meşalesi alıp namaza çıkmayanları evlerindeyken ateşe vermeyi istedim."

حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصٍ ، قَالَ : حَدَّثَنَا أَبِي ، قَالَ : حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ ، قَاالَ : حَدَّثَنِي أَبُو صَالِحٍ ،
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ، قَالَ : قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :
لَيْسَ صَلاَةٌ أَثْقَلَ عَلَى المُنَافِقِينَ مِنَ الفَجْرِ وَالعِشَاءِ ، وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِيهِمَا لَأَتَوْهُمَا وَلَوْ حَبْوًا ، لَقَدْ هَمَمْتُ أَنْ آآمُرَ المُؤَذِّنَ ، فَيُقِيمَ ، ثُمَّ آمُرَ رَجُلًا يَؤُمُّ النَّاسَ ، ثُمَّ آخُذَ شُعَلًا مِنْ نَارٍ ، فَأُحَرِّقَ عَلَى مَنْ لاَ يَخْرُجُ إِلَى الصَّلاَةِ بَعْدُ

Kuranı Kerimde de buna işaret eden ayetler vardır.
Bunlardan birisi "Münafıklar Allah’ı kandırdıklarını düşünürler, Allah ta onlara bu halde onları bir müddet ihmal ederek karşılık verir. O münafıklar Namaza kalktıklarında tembel tembel davranırlar (Allah’ın emri olduğunu umursamaz şekilde bir halde olurlar) [2]

إِنَّ الْمُنَافِقِينَ يُخَادِعُونَ اللَّهَ وَهُوَ خَادِعُهُمْ وَإِذَا قَامُوا إِلَى الصَّلاةِ قَامُوا كُسَالَى

Not: Müslümanların Kendi dinlerini yaşama ve yaşatma konusunda da Allah’ın emirlerine uyma konusunda da diğer dini Şeairi Allah’ın rızasını gözetmeyen ve önemsemeyen ve hatta bunun için inşa edilmemiş kurumlardan beklemeyi bırakmaları gerekir.
Her bireyin Allah'tan korkması ve itaat etmesinin en birincil dini sorumluluğu olduğunu hatırlarında tutması gerekir.
Keşke Allah’tan korkmayanlar onurlu davranıp, bir Müslümanmış gibi davranmayı bıraksalardı.


Mülahaza: Selahattin Kuyu
Vakit namazları müekked sünnetlerdir derken?
Anlayamadım biraz açar mısınız?

 
el Cevab:
Biz Hanefilere göre Vakit namazlarının (Farz namazların) cemaatle kılınması müekked sünnettir, demek istemiştim.

Vakit namazlarının cemaatle kılınması İslam Fukahası arasında farzı kifayedir farzı ayndır.
Vaciptir. Ve müekked sünnettir hükümleri verilmiş bir meseledir.
Hanefiler müekked sünnetlere vacib manasında müekked sünnet derler. Bu bağlamda Hanefi mezhebine göre de farz namazların cemaatle kılınması vaciptir.

Bkz.(foto ektedir): ez Zeylai, Tebyinul Hakaik I. 342
 

Mülahaza: Abdül Kadir Görücü
Ülkemiz İslam ülkesi değil Arabistan ne zaman İslam ülkesi oldu?

Mülahaza: Uslucuk Erhan 
Buranın fıkıh hakkındaki cevaplarını veren mercii neresi acaba?? Hangi müslüman ülkenin şeyhülislâmı?

el Cevab: Ülkemiz de Arabistan da İslam ülkesidir.
İslam Devleti kavram olarak anayasası ve kurumları İslam değerlerine göre olan ülkelere denilmektedir. Dünya da anayasası İslam’dır yazılı birkaç ülke vardır. Bunlardan birisi mısır cumhuriyetidir. Birisi Pakistan Cumhuriyetidir. Birisi İran Cumhuriyetidir.
Suudi Arabistan krallığı da anayasası İslamı esas alan bir krallıktır.
Kâğıt üzerinde İslam dinini devletin resmi dini kabul eden bu ülkeleri zaten tanıyorsunuz. Ne derece İslam devleti ve ne derece de devlet sayılırlar konusu ise grubumuzun ilgi alanına girmez.
Ülkemiz bir İslam ülkesidir. Halkının büyük yüzdesi Müslümandır. Bu konu tartışma konusu değildir.
Ülkemizin devlet tarafından kurulmuş İslami alanlarda görev yapan kurumları kanunlar ve yönetmeliklerle sınırlı bir görev ifa etmektedirler. İslam’ın tebliği Haramlarının beyanı haram kıldığı şeylerden halkımızın sakındırılması görevleri yoktur. Sorulan sorulara elden geldiğince medeni hukuk normlarına uyan cevaplar vererek halkımızı bilgilendiren kurumlardır.
 
Ülkemizde yaşayan insanımız da bu durumun farkındadır bilir. Ama sizin bu üslubunuz grubumuz hakkında ve bizim paylaşımlarımız hakkında Sui zan ve tereddüt oluşturma amacını taşıyan paylaşımlar olmaya başladığı için nezaketi geçelim nezaketsizlik sınırı aşıldığından lütfen gruptan ayrılınız.

 


[1]  Buhari es Sahih H No: 626
[2]  Nisa 142