Hit (1395) Y-90

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır

Künyesi : Lakabı : Küçük Hamdi Efendi
Tabakası : 20.Yüzyıl E-Posta :
D.Yeri : Antalya/Elmalı D.Tarihi : 1878
Ö.Yeri : İstanbul Ö.Tarihi : 27.05.1942
Görevi : Bakan,Dersiam,Müderris Uzm.Alanı : Tefsir
Görev Aldığı Kurumlar : Mezuniyet :
Bildiği Diller : Arabça, Osmanlıca Mezhebi : İtikad : , Amel : , Ahlak :
Ekleyen : Nurgül Çepni/2009-07-24 Güncelleyen : /0000-00-00

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır


1877 yılında Antalya'nın Elmalı kazasında doğdu.

Aslen Burdur'un Gölhisar kazasına bağlı Yazır Köyü'nden olan babası Numan Efendi, küçük yaşta köyünden ayrılıp Elmalı'ya gelmiş, orada okumuş ve Şer'iyye Mahkemesi'nde Başkatip olmuştu.

Annesi Fatma Hanım, Elmalı bilginlerinden Sarlar'lı Mehmet Efendi'nin kızıdır.

Dedeleri Mehmed, Bekir, Hasan ve Bedreddin efendiler ilmiye sınıfına mensuptu.

Soyadı kanunu çıkınca "Yazır" soyadını aldı.

Osmanlı Devleti'nin son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk dönemi içinde yetişen İslâm âlimlerindendir.
İlk ve ortaöğrenimi ile İslâmî ilimlerden ön bilgilerini ve hafızlığını Elmalı'da tamamlayarak 1895"te İstanbul'a geldi ve Küçük Ayasofya Medresesine yerleşti.
Burada İstanbul Beyazıt Medresesinde Kayserili Hamdi Efendi'den ders ve icazet aldı.
Hocası Kayserili Hamdi Efendiye Büyük Hamdi Efendi denildiği için, kendisi de "Küçük Hamdi Efendi" diye anıldı.
Bakkal Arif Efendi ile Sami Efendi'den hat icazeti aldı.
1904 yılında girdiği ruus (ilmiye rütbesi) imtihanını kazandı.
Kendi çabasıyla edebiyat, felsefe ve mûsiki öğrendi. Mekteb-i Nüvvab'ı birincilikle bitirdiği 1905'te başlayarak İkinci Meşrutiyet'e kadar Bayezid Camii, Medrese-i Süleymaniye, Mülkiye Mektebi, Mekteb-i Nüvvab'da fıkıh, usûl-i fıkıh, mantık, vakıf hukuku dersleri okuttu.
Meşihat (Şeyhülislâmlık) Mektubî Kaleminde de görev aldı.
1908'de Dersiâmlığa yükseldi.
II. Meşrutiyetin ilanından sonra Osmanlı Meclis-i Mebusanına Antalya mebusu seçildi.
II. Abdülhamid'in hal'inin gerektiğine dair fetva yazdı.
1915-17 yıllarında huzur derslerine muhatap olarak katıldı.
Daha sonra Şeyhülislâmlık Mektübî Kaleminde görev aldı.
Bu dönemde Darul-Hikmetil-İslâmiye üyeliği (1918) ve başkanlığı (1919)
ile Damat Ferid Paşa kabinelerinde iki defa Evkaf Nazırlığı, ayan üyeliğinde (1919) bulundu.
Evkaf nazırı iken ikinci rütbeden Osmanlı nişanı ile ödüllendirildi.
Süleymaniye Medresesi müderrisliğine yükseltildi.

İttihat ve Terakki örgütünün ilim bölümünde görev aldı
Cumhuriyet'in ilânı üzerine memuriyet yaptığı kurumlar lağvedilince açıkta kaldı.
Ayrıca Milli Mücadele aleyhinde olan Damad Ferid Paşa kabinelerinde görev aldığı için bu hükümetlerin kararlarından sorumlu tutularak gıyabında idama mahkum edildi.

Kırk gün tutuklu kaldı, ancak Ankara İstiklal Mahkemesinde beraat etti.
Bu olaydan sonra İstanbul'daki evine dönerek ölümüne kadar inzivaya çekildi.
Sadece Metalib ve Mezâhib adlı tercüme eserini tamamlamakla meşgul oldu.
Prens Abbas Halim Paşa'nın teşvikiyle büyük bir Hukuk Kamusu (Sözlüğü),
TBMM'de alınan kararla kendisine yazması teklif edilen ünlü Kur'an Tefsiri'ni kaleme aldı.
Hak Dini Kur'an Dili adını verdiği eserini vefatından önce bitirmeyi basardı.
Uzun süre müptelâ olduğu kalp yetmezliğinden Erenköy'de damadının evinde vefat etti.
Kabri, Sahrayı Cedid Mezarlığındadır.

Yirmiyi aşkın makalesi; Beyânul-Hak, Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşad dergilerinde Küçük Hamdi veya Elmalılı Küçük Hamdi imzaları ile yayımlandı.
Geniş kültürlü, mütefekkir bir din âlimidir. Aynı zamanda sanatçı bir kişiliğe sahipti.
Türkçe, Arapça ve Farsça şiirler yazdı.
Yazılarında genellikle sade Türkçe kelimeleri tercih etti, ancak ilmî ve dinî konulara ilişkin yazılarında ağır bir üslûp kullandı.
Mûsikiye de âşinâ idi.
Sülüs, nesih, talik ve celi türünde çeşitli levhalar yazdı.
Rik'a ve icazet hattında başarılı bulundu.

Hak Dini Kur'an Dili adlı tefsiri en önemli eseridir.

Ona göre Kur'ân-ı Kerîm hiçbir dile hakkıyla tercüme edilemez.

Kur'an tefsirini, bir zaman için geçerli görülen belli ilmî ve felsefi görüşlerin sınırları içinde düşünmek yanlıştır.

Tefsirde hem rivayet hem dirayet metodunu kullandı.
Elmalılı İbn Cerir et-Taberi, Zemahşeri, Râgıb el-İsfahâni, Fahreddin er-Râzî, Ebû Hayyân el-Endelüsi, Şehâbed-din Mahmüd el-Âlüsî gibi belli başlı müfessirlerin eserlerinden faydalandı.
Tasavvufi konularda Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin kitaplarından alıntılar yaptı, fikirlerini bazen onayladı bazen eleştirdi.

Fıkhî konularda Hanefi kaynakları ile yetindi.

İctihad ehliyetine sahip, fıkıh ve usûl-i fıkıh alanında yetkindi.
Tasavvufla da ilgilendi. Şâbâniyye tarikatına mensup olduğu söylenir.

Ona göre, zühd ve takva, nefse eziyet etmek değil, onu itidal çizgisine çekmek anlamına gelir.
Vahdet-i vücûd düşüncesini Allah'ı yegâne vâcibül-vücûd, mâsivâyı da ona bağlı olan mümkün ve izafi varlıklar şeklinde anlamakta, ona göre sakınca yoktur.
Ancak bunların görüşleri vahiy gibi telakki edilmemeli, zahir ulemâsının her söylediği de mutlaka doğru görülmemelidir.


Eserleri:

İrşâdu'Ahlaf fi Ahkâmil-Evkaf (Mekteb-i Mülkiye için ders kitabı, 1914)

Tahlil-i Tarih-i Felsefe-Metâlib ve Mezahib (Maba'de't-Tabia ve Felsefe-i İlahiyye, Paul Janet-Gabriel Seailles'ten çeviri, 1926, latin harfleriyle, 1978)

Hz. Muhammed'in Dini İslâm (Anglikan Kilisesinin sorularına şeyhülislamlık adına verdiği cevaplar, Tefsirinin sonraki baskılarının baş tarafına eklenerek yayımlandı, 1979)

Hak Dini Kur'an Dili-Yeni Mealli Türkçe Tefsir (9 cilt, 1935-38)

İstintaci ve İstikrâî Mantık (Alexander Bain'den, ders notları)