Hit (888) Y-4884

el Kerderi, Muhammed b. Abdussettar b. Muhammed el Beratekini, Şemsüleimme, el Kerderi

Künyesi : Kerderi, Şemsüleimme Lakabı :
Tabakası : E-Posta :
D.Yeri : Hârizm/Gürgenç’e (Cürcâniye)Kerder/Beratekin D.Tarihi : 559/1164
Ö.Yeri : Buhara/Sebezmun Ö.Tarihi : 642/1244
Görevi : Uzm.Alanı :
Görev Aldığı Kurumlar : Mezuniyet :
Bildiği Diller : Mezhebi : İtikad : , Amel : , Ahlak :
Ekleyen : Sümeyye Abacı/2016-07-16 Güncelleyen : Fıkıh Dersleri/2017-07-20

el Kerderi, Muhammed b. Abdussettar b. Muhammed el Beratekini, Şemsüleimme, el Kerderi 
(ö. 642/1244) Hanefî fakihi.

18 Zilkade 559’da (7 Ekim 1164) Hârizm bölgesinin idarî merkezi olan Gürgenç’e (Cürcâniye) bağlı Kerder şehrinin Berâtekīn kasabasında dünyaya geldi. Kureşî’nin verdiği bu bilgiye karşılık Kefevî onun aynı yıl Kerder’de doğduğunu belirtir.
En tanınmış hocaları olan Kādîhan ve Burhâneddin el-Mergīnânî’nin sırasıyla 592 (1196) ve 593 (1197) yıllarında vefat ettikleri göz önüne alınırsa Kerderî’nin doğumu için Leknevî’nin kaydettiği 599 (1203) tarihinin yanlış olduğu ortaya çıkar. Bu yanlışın, onun eserinin temel kaynağını oluşturan Kefevî’nin Ketâibü alâmi’l-ahyâr’ına ait elindeki nüshada mevcut istinsah hatasından ileri geldiği anlaşılmaktadır. Zira Leknevî, başka bir kaynakta gördüğü 559 (1164) tarihini Kefevî’nin verdiği yıla aykırı bularak dikkate almazken Kefevî bu tarihi esas alır. Ayrıca Kureşî, Kerderî’nin künyesini Ebü’l-Vecd olarak verirken Zehebî, İbn Kutluboğa ve el-Melikü’l-Eşref er-Resûlî Ebü’l-Vahde şeklinde kaydederler. Son kaynağın Kerdûzî diye verdiği nisbe de Kerderî’nin yanlış yazılmış şekli olmalıdır. İbnü’l-İmâd, Şemsüleimme el-Kerderî’yi Tâceddin el-Kerderî ile karıştırdığından babasının adını Abdülgaffâr diye kaydetmiştir. Kerderî’nin İmâdî nisbesi ise büyük dedelerinden biriyle ilgilidir.

Kerderî Hârizm’de yetişti. Burada el-Muġrib müellifi Mutarrizî’den Arap dili ve edebiyatı öğrendikten sonra gittiği Semerkant’ta Burhâneddin el-Mergīnânî’den meşhur eseri el-Hidâye’yi okudu; ayrıca Şiratü’l-İslâm müellifi Rüknülislâm İmâmzâde’den fıkıh dersi aldı. Ardından tahsilini sürdürdüğü Buhara’da Bedreddin el-Versekî, Şerefeddin Ömer b. Muhammed el-Akīlî, İmâdüddin ez-Zerencerî, Ahmed b. Muhammed el-Attâbî, Nûreddin es-Sâbûnî, Kādîhan gibi hocaların fıkıh, hadis ve tefsir derslerini takip etti. Başta fıkıh ve usulü olmak üzere dinî ilimlerde derin bilgi sahibi oldu. Debûsî ve Şemsüleimme es-Serahsî’den sonra fıkıh usulünü onun ihya ettiği söylenir.
Büyük bir üne kavuşan Kerderî’nin yetiştirdiği talebeler arasında kız kardeşinin oğlu olduğu için Hâherzâde lakabıyla tanınan Bedreddin Muhammed b. Mahmûd el-Kerderî, Seyfeddin el-Bâharzî, Hamîdüddin ed-Darîr, Ebü’l-Berekât en-Nesefî, Fahreddin Muhammed b. Muhammed el-Maymergî, Sirâcüddin Muhammed b. Ahmed el-Karnebî, Zahîrüddin Muhammed b. Ömer en-Nevcâbâzî gibi âlimler bulunmaktadır.
Kerderî 9 Muharrem 642 (17 Haziran 1244) tarihinde Buhara’da vefat etti ve buraya yarım fersah mesafedeki Sebezmûn’da defnedildi.

Zamanında Hanefî fukahasının önde gelen âlimlerinden biri olan Kerderî’nin Hüsâmeddin el-Ahsîkesî’ye ait el-Müntehab fî usûli’l-mezheb’i şerhettiği (İbn Kutluboğa, s. 64) ve Tesîsü’l-ķavâid (Keşfü’z-zunûn, I, 333) adıyla bir eser yazdığı zikredilirse de bunların günümüze ulaşan nüshaları bilinmediği gibi diğer kaynaklarda da herhangi bir eserinden söz edilmez. Fakat Hanefî mezhebine ve Ebû Hanîfe’ye yönelik eleştirilere cevap verdiği bir risâlesinin çeşitli nüshaları zamanımıza ulaşmıştır. Müellif önsözde Ebû Hanîfe’yi kötüleyen bir kimseye rastlamadığını, ancak Halep’e gittiğinde Gazzâlî’nin el-Menhûl adlı fıkıh usulüne dair eserinin sonunda İmam Şâfiî ve mezhebinin diğerlerinden üstünlüğünü dile getirdiğini ve bu vesileyle Ebû Hanîfe’ye ağır ithamlarda bulunduğunu (el-Menhûl, s. 495-504) görünce risâleyi kaleme alarak ona cevap verdiğini söyler. Leknevî bu risâlenin iyi bir çalışma olduğunu, müellifin bazı yerlerde İmam Şâfiî ve mensuplarına yönelik ağır ifadeler kullanmakla birlikte Gazzâlî’nin yazdıklarına göre bunun hafif bile kaldığını belirtir (el-Fevâidü’l-behiyye, s. 177).

Şâfiî ulemâsından İbn Hacer el-Heytemî, Ebû Hanîfe’nin biyografisine dair el-Hayrâtü’l-hisân adlı eserinde Gazzâlî’nin İhyâü ulûmi’d-dîn’de Ebû Hanîfe hakkında son derece saygılı ifadeler kullandığını (I, 43), dolayısıyla Ebû Hanîfe’ye dair ağır ithamların yer aldığı kitabın Gazzâlî’ye ait olamayacağını ve kendi gördüğü nüshanın üzerinde Mahmûd el-Gazzâlî diye bir Mu‘tezilî âlimin adının bulunduğunu belirterek Kerderî’nin bu eserin Gazzâlî’ye ait olduğu var sayımından hareketle risâlesini yazdığını söyler (s. 11; krş. Keşfü’z-zunûn, I, 837). el-Menhûl’deki ifadelerin zındıklar tarafından kitaba eklenerek Gazzâlî’ye maledildiğini belirten İbn Hacer, bazı Hanefî âlimlerinin bu sözlerin Gazzâlî’ye ait olması halinde bile olgunluk döneminden önceki yıllarda söylenmiş olacağını düşündüklerini kaydeder (el-Hayrâtü’l-hisân, s. 11, 26-27). Bu durum, el-Menhûl’ün Gazzâlî’ye ait olup olmadığı hususunda bazı tartışmaların doğmasına zemin hazırlamıştır (el-Menhûl, neşredenin girişi, s. 31-40; Abdurrahman Bedevî, s. 6-9).

Kerderî’nin risâlesinin günümüze ulaşan ve muhtemelen müstensih tercihlerini yansıtan farklı isimdeki belli başlı nüshaları şunlardır:
el-Haķķu’l-mübîn fî idhâđi şübehi’l-mübtılîn (Süleymaniye Ktp., Lâleli, nr. 2424, vr. 1a-67b);
Risâle fî teyîdi mezhebi Ebî Hanîfe (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 780);
Risâle fi’r-red ale’l-İmâm el-Ġazzâlî (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 2768, vr. 1-43);
Kitâb fi’r-red alâ men yuânid Ebâ Hanîfe ve ashâbeh (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 779);
er-Red ve’l-intisâr alâ mezhebi imâmi’l-eimme ve sirâci’l-ümme (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 2732, vr. 153-176; Beyazıt Devlet Ktp., Bayezid, nr. 5196);
el-Fevâidü’l-münîfe fi’z-zebbi an Ebî Hanîfe (Brockelmann, GAL, I, 474). Süleymaniye Kütüphanesi tasnif fişlerinde ve Brockelmann tarafından (GAL Suppl., II, 316) bazı nüshaların Hâfızüddin el-Bezzâzî’ye nisbet edilmesi, Bezzâzî’nin aynı zamanda Kerderî nisbesini de taşımasından kaynaklanmış olmalıdır (risâlenin yazmaları için ayrıca bk. a.g.e., I, 654; II, 316).

 

Kerderî’nin risâlesinin günümüze ulaşan ve muhtemelen müstensih tercihlerini yansıtan farklı isimdeki belli başlı nüshaları şunlardır:
el-Haķķu’l-mübîn fî idhâđi şübehi’l-mübtılîn (Süleymaniye Ktp., Lâleli, nr. 2424, vr. 1a-67b);
Risâle fî teyîdi mezhebi Ebî Hanîfe (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 780);
Risâle fi’r-red ale’l-İmâm el-Ġazzâlî (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 2768, vr. 1-43);
Kitâb fi’r-red alâ men yuânid Ebâ Hanîfe ve ashâbeh (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 779);
er-Red ve’l-intisâr alâ mezhebi imâmi’l-eimme ve sirâci’l-ümme (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 2732, vr. 153-176; Beyazıt Devlet Ktp., Bayezid, nr. 5196);
el-Fevâidü’l-münîfe fi’z-zebbi an Ebî Hanîfe (Brockelmann, GAL, I, 474). Süleymaniye Kütüphanesi tasnif fişlerinde ve Brockelmann tarafından (GAL Suppl., II, 316) bazı nüshaların Hâfızüddin el-Bezzâzî’ye nisbet edilmesi, Bezzâzî’nin aynı zamanda Kerderî nisbesini de taşımasından kaynaklanmış olmalıdır (risâlenin yazmaları için ayrıca bk. a.g.e., I, 654; II, 316).