Hit (3192) F-129

Peygamberimizin Bevlinin İçilmesi Rivayetleri Sahih midir?

İlim Dalı : Siyret Konusu :
Soruyu Soran : Cevaplayan : Önder Nar
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : /2019-07-14 Güncelleyen : /2019-05-24

Soru: Peygamberimizin Bevlinin İçilmesi Rivayetleri Sahih midir?

el Cevab: “Bevl”in içilmesiyle alakalı rivayetler 2 sahabi hakkında nakledilmektedir ve içilmesi su olduğu zannıyla gerçekleşmiştir. 
-Bu çerçevede rivayet açısından peygamberimizin ‘’bevli için’’ diye bir emri vs yoktur.
- Sufiyye’nin bazıları akılları sıra Allah Resulunu mübarek kılmak kasdıyla Cübbeli  Hoca’nın ki gibi ifadelerle olayı nakledip  bazılarının  gayreti medeniyyesini harekete geçiriyorlar.. Olayın dini ilimler açısından yeri bu kadardır. 

Peygamberimizin hacemattan sonra kanını uygun bir yere gömmesi için bir çocuğa vermesi de sabittir. O da döküp üstünü toprakla örteceğine kanı içmiş. Efendimiz ona emrettiği şeyi uygulayıp uygulamadığını sorduğunda yalan söylemeyip bir hastalığı olduğunu sen âlemlere rahmet olarak gönderildiğinden belki vucudunun bir parçasını içersem şifa bulurum diye düşünüp içtiğini söylemiş. 
Bu iki rivayet dışında efendimizden başka rivayet yoktur. 

Bunlar sened ilmi açısından makbul senedlerle naklediliyorlar. 
Beşer kanı namaza mani abdesti bozan necis hükmündedir. Beşerin vucut ifrazatının necis olarak anılması tamamen dini nitelemedir. Mesela meni de vucud ifrazatındandır. Tükürükte öyledir, Sümükte. Sümük Şer’i açıdan necis değildir. Sadece müneffir olabilir. İnsan sümüklü mendille namaz kılabilir. Kadın sütü vucud ifrazatındandır ama necis değildir. Gibi...
 
Şimdi ne söylesem ucu Cübbeli Hoca’yı aşağılamaya varacak, ben de aşağılayıcı ifadelerle eleştirmek istemiyorum. 
-En başta ifade etmek istediğim de buydu. Bir şeyi bir şekilde ve uslupla anlatırsan itici olur. Uygun uslupla anlatırsan bilgilendirici olur. 
-Efendimizin bevli için diye bir emri yokken, iması bile yokken sahabei kiram efendimizin bevlini büyük abdestini şifa diye yiyor ve içiyorlardı şeklinde bir başlık atıp bir de buna sahabe nakillerinden delil öne sürmek var. 
Bir de aynı olayı naslarda geldiği üzere nakletmek var. Konuyla alakalı 2 olay var. Bu olayın nakillerinde çok sayıda versiyon var.  Bu nakillere anlamlandırmalar yapan insanlar var. 
-Nakillerde bevli içen sahabi hanım su zannederek içmiş bu açık ve net. Efendimiz ona gülümsemiş onu yoksa içtin mi diye sormuş. Ve bu olayın başka tekrarı yok. 
Diğeri hacemat kanının dökülmesi için görevlendirilen genç bir sahabi kanı dökmeyip içmiş. Kendiliğinden yaptığı birşey. Tekrarı yok... 
Büyük abdestinin birisi tarafından yenilmesi rivayeti de var. Senedi çok zayıf. Önce doğru nakledildiği isbat olmalı ki üzerinde söz söylemeye mecal olsun.
Şimdi zühd ve takva ile alakalı bir disiplin olan tasavvufun 1000 kusur sene önce vefat etmiş Efendimizin bevlini, kanını yemek ya da içmekle emretmesi gibi bir emir nakil ya da ibadet tarzı ya da nefsi emmareden kurtulma tarzı bir Allahın kulu tarafından öngörülmemiş... Durum bu iken, ne dediğini ve niye dediğini çok fazla değerlendirmediğini düşündüğüm birinin ben bu konuyu iddia ediyorum böyledir diye başlayıp, bevl içmeyi ve kan içmeyi dini hale getirmesini ben ancak onun kafasının ve din algılamasının çarpıklığına ve tutarsızlığına yorarım.

 
Bana göre durum şudur;
Efendimizin bevlini yanlışlıkla içmiş birisine efendimiz bevl sana zarar vermesin inşallah diye dua etmiştir. Ve mucize olarak bevl ona zarar vermemiştir.
Aynı şekilde peygamberimize sevgisinden dolayı gönlü kanını dökmeye kıyamayan genç sahabiye verdiği görev kanı ayakaltı olmayan bir yere gömmek iken içmesi sebebiyle başına sıkıntı gelmesin diye dua etmiştir. 

Yani efendimizin bevli ve kanı şifalıdır denilmesi  bir işgüzarlıktır. Efendimizin böyle b r ifadesi yoktur. Emri yoktur. Ve efendimiz 1 defa değil onlarca defa hacemat olmuştur ve kanı toprağa gömülmüştür. Binlerce defa küçük ve büyük abdestini yapmış yine onlar da toprağa gömülmüştür. Şifa efendimizin duası ile Allah tarafından lutfedilir. Şafi yalnızca Allahtır. 

Ve Allah yine efendimizin ifadeleriyle necis şeylerle tedavi olmayı yasaklamıştır. Efendimiz bevl kan ve büyük abdestin necis olduğunu ifade etmişlerdir. Bu necaset namaza mani necaset türündendir. Efendimizin kendi bevli, kanı ve büyük abdestinin de aynı hükümde olduğunu onun bunlara uyguladığı taharetlenme adabından zaten anlıyoruz.

Ama efendimiz âlemlere rahmettir diye düşünen ve bu sebeple de acaba ona özel olarak onun bevli necis olmayabilir şeklinde tereddüt edenler, bunu isbat durumundadırlar.

Hiçbir şekilde efendimizin kendine özel olarak bedeninin ürünlerinin necis olmadığına dair bir ifadesi yoktur. Örneğin bevl bulaşmasından sakındığını ifade eden rivayetler vardır. Gusul abdesti aldığına dair de çok rivayet var. Elbisesine bulaşan meni hakkında sözü şudur, ''Su ile yıkamak temizlik için yeterli olur".  Kurumuş meni'nin su bulunamadığında ovularak kumaştan uzaklaştırılması da necasetin izalesi manasına gelir örneğin...