Hit (1265) Y-3315

Abdullah Servet Efendi (Akdağ)

Künyesi : Lakabı :
Tabakası : 19.Yüzyıl E-Posta :
D.Yeri : Kastamonu/Tosya D.Tarihi : 1880
Ö.Yeri : Ö.Tarihi : 10.06.1962
Görevi : Elçi/Sefir,Milletvekili,Müderris,Müftü Uzm.Alanı : Müftü,Siyaset Adamı
Görev Aldığı Kurumlar : Mezuniyet :
Bildiği Diller : Arabça, Osmanlıca, Türkçe Mezhebi : İtikad : , Amel : , Ahlak :
Ekleyen : Aybike Şeker/2008-08-18 Güncelleyen : /0000-00-00

Servet Efendi (Akdağ)

(Bursa Mebusu Ulemadan Abdullah Servet)

1880 (1296)'de Kastamonu-Tosya İlçesi'nde doğdu.

Kuzey Kafkasya'dan Anadolu'ya göç eden bir aileden Ahmet Efendi'nin oğludur.

İlköğrenimini Tosya İbtidâi Mektebi'nde yaptı.

Orta öğrenimini de Tosya Rüştiyesi'nde tamamladıktan sonra Kastamonu İdadisi'nden mezun oldu.

Ayrıca İstanbul'da Aksaray-Dârü't-tedris Medresesi'nde öğrenim gördü.

Müderrislik icazetini ise, Bursa Medresesi Müderrislerinden Hacı Mustafa Efendi'den aldı (1).

Öğrenimi sonrasında 14 Kasım 1899 tarihinde Bursa İli Mektupçuluk Kalemi'nde mümeyyizlik ile devlet hizmetine girdi.

1 Aralık 1913'te Bursa Vaizliği'ne atandı.

Nakşibendî Dergâhı Şeyhi olarak mütareke sonu dönemde Milli Mücadele'den yana vaazlarıyla halkı aydınlatmaya çalıştı.

Bu nedenle 30 Haziran 1919'da görevinden alındı.

TBMM'nin I. Dönemi için yapılan seçimlerde Bursa Milletvekili olarak

23 Nisan 1920 açılışında hazır bulundu.

Mecliste İrşad, Şer'iye, Tapu Kadastro, Milli Eğitim ve Tasarı komisyonlarında çalıştı" (2).

TBMM'nin beşinci toplantısının ikinci oturumunda (27 Nisan 1920) Servet Efendi'nin şu önergesi okunur:

"Aydınlanmanın insan varlığının mutluluğu yolunda en önemli himmet olduğu, çok eski devirlerden beri bilinen bir gerçektir.

Ne yazık ki düşmanlarımız bu güzel hakikatı, kötü yollarda kullanmakta ve bâtılı hak gibi gösterme gayreti içinde bizi dertlendirmektedirler.

Propaganda adı verilen, olayları özel ve gizli çıkarmaya âlet etme, düşmanlarımızın başarı ile yürüttükleri en etkin silahlarıdır.

Silaha, benzer tesirli silahla karşı konulur.

Doğruluğuna inandığımız hakikatleri milletimizin önüne açıkça sermek için biz de harekete geçelim.

Bu gaye ile, Millet Meclisi'mizin halk hizmetleri için kuracağı şubeler arasında bir de İRŞAD (Aydınlatma, yol gösterme) ŞUBESİ'nin eklenmesini teklif ederim" (3).

Daha sonra aynı oturumda önergesinin gerekçelerini açıklamak üzere kürsüye gelen Servet Efendi "insan ruhunu inşâ eden esas varlıkları açıklıyor, af ve sulh, tenvir ve irşâd, tecziye ve ihâfe (hoşgörürlük-aydınlatma-Uyarma, korkutma-cezalandırma) üzerinde duruyor, memleketin içinde bulunduğu nâzik vaziyete rağmen, eğer halk vaktiyle aydınlatılmamış, hakikatler kendisine anlatılmamışsa, aldanmış olmanın günah ve vebâlinin sadece bu masûm insanlar üzerine yükletilmeyeceğini, Beypazarı'ndaki olayın (4) bütün ülkeden temel illetinin bir zerresi olduğunu, Ceza’nın son tedbir olarak ele alınmasını, aydınlatma ve uyanmanın da din adamaları’nın en kutsal ödevi olduğunu söylüyor" (5).

İşte, Milli Mücadelemizde, sanıldığından büyük hizmeti olan İRŞÂD HEYETLERİ,

Servet Efendi'nin önerisi üzerine oluşturulmuştur (6).

Servet Efendi, İstiklâl Mahkemelerinde de görev yaptı.

Bu cümleden olarak, 22 Kasım 1920'de Diyar-ı Bekir İstiklâl Mahkemesine üye seçildi.

Ancak görevine 22 Ocak 1921 tarihinde son verildi (7).

Öte yandan Servet Efendi, Mustafa Kemal Paşa'nın da onayı alınarak kurulan Yeşil Ordu Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı.

Cemiyetin sonradan zararlı olmaya başlaması ve özellikle Çerkez Ethemle işbirliğine girmesi nedeniyle kapatılmasına karar verildi.

Fakat Servet Efendi, Nazım (Tokat), Mehmet Şükrü (Karahisar-ı Sahip) gibi milletvekilleriyle birlikte cemiyetin faaliyetlerini gizli yürüttü.

Cemiyetin yıkıcı çalışmalarının Ankara İstiklâl Mahkemesi'ne intikal etmesi üzerine, mahkemenin bu yöndeki isteği dikkate alınarak, Nazım ve Mehmet Şükrü Beylerle birlikte 21 Mart 1921'deki gizli birleşimde Servet Efendi'nin yasama dokunulmazlığı kaldırıldı (8).

Yapılan yargılama sonunda Servet Efendi'nin suçsuzluğu anlaşıldı.

Bunun üzerine bu kez de Meclis, 9 Mayıs 1921 tarihli oturumunda Mehmet Şükrü Bey ile birlikte söz konusu olaydan sorumsuzluğuna karar verdi (9).

Servet Efendi, milletvekilliği süresince çeşitli konularda Meclis kürsüsünden ikisi gizli oturumda olmak üzere ondört konuşma yaptı (10).

Milletvekilliği sona erince politika ile ilgisini kesti.

1927–1937 yılları arası Atatürk'ün özel emriyle Mısır, Yemen, Suudi Arabistan, Hindistan ve Pakistan'da iyi niyet elçisi olarak Türkiye'yi tanıtma faaliyetlerinde bulunduğu, eşi Emine Akdağ ve kızı Necat Uçal tarafından yazılan mektupta bildirilmişse de bu konuyu belgelemek mümkün olmadı.

1937'de Hatay'a yerleşerek bölgenin bağımsızlığı ve Türkiye'ye katılması konusunda yararlı çalışmalar yaptı (11).

Servet Efendi, 18 Ekim 1939'da Hatay Müftülüğü'ne atandı (12).

12 Haziran 1942'de bu görevden emekliye ayrıldı.

Sonraki yaşamını Ankara ve İstanbul'da ve 1950'den itibaren de İzmir'de sürdürdü.

10 Haziran 1962'de vefat etti.

Evli olup üç çocuk babası idi.

Mecliste "Şeyh Servet Efendi" olarak anılırdı (13).

Servet Efendi, Milli Mücadele'deki hizmeti nedeniyle Yeşil Şeritli İstiklâl Madalyası ile ödüllendirilmiştir (14).

(1) DİB Arş., D: 23-1767; Fahri Çoker, Türk Parlamento Tarihi, C.III, s. 233. (2) F. Çoker, a.g.e., C.III, gös. yer. (3) Cemal Kutay, Kurtuluşun ve Cumhuriyetin Manevi Mimarları, s. 235. Servet Efendi'nin önergesinin tam metni için bkz., TBMM Zabıt Ceridesi, C. I, 2. Baskı, Ankara, 1940, s. 94-95. (4) Kandırılan Beypazarı halkı, vatan kurtarıcılarının karşısına dikilmişlerdir. Neticede iğfal edilen halk, isyan etmiştir. (5) C. Kutay, a.g.e, s. 230-231. Ayrıca Servet Efendi'nin İrşâd Heyetleri konusunda açıklamaları için bkz., Aynı Zabıt Ceridesi, s. 95-96. (6) Bkz., C. Kutay, a.g.e., s. 229-242. (7) Bkz., TBMM Gizli Celse Zabıtları, C.I, Türkiye İş Bankası Yayını, Ankara, 1985, s. 325-345. (8) Bkz., TBMM Gizli Celse Zabıtları, C.2, Türkiye İş Bankası Yayını, Ankara, 1985, s. 14-26. (9) TBMM Zabıt Ceridesi, C. 4, 2. Baskı, Ankara, 1942. (10) F. Çoker, a.g.e., gös. yer. (11) Hatay CHP Vilayet İdare Heyeti Başkanı Abdullah Bilgin imzalı ve 10.2.1941 tarihli yazıda (Sureti dosyasında); "1933 senesinden beri Hatay ve civarında büyük bir feragatle hissiyat-ı milliyeyi tahrik ve yeni rejime karşı efkârı umumiye ve milliyeyi tenvir için her yerde konferanslar ve camilerdeki çok kıymetli va'zları ve Hatay Hükümeti zamanında erkek ve kız liselerinde verdiği "Ahlak Felsefesi" dersleriyle iştigal edip Hatay'ın anavatana ilhakı tarihine kadar vazife-i vataniye ve diniyesini bihakkın yapıp... elyevm Vilayet Müftülüğünde bulunan... Servet Akdağ vazifesiyle beraber Yoksullar ve Kimsesizler Cemiyeti Reisliğinde de muvaffak olarak büyük yardımlar temin ile çalışmakta olduğu sabit olup her hususta vazifesinde dört elle sarılmış ve ifa etmiştir" denilmektedir. Ayrıca bkz., EK: X. Hatay Valiliğine hitaben yazdığı 11.2.1942 tarihli dilekçesinde; "Meslekim tenvir ve irşâd olduğundan o zaman Hatay halkının muhtelif cins ve mezhep ayrılıklarını ortadan kaldırarak tam bir vahdet-i milliye ve vataniye temini için Hatay Hükümeti zamanında Reis-i Cumhur Bey Tayfur Sökmen'in emri, ilhaktan (Hatay'ın anavatana katılışından) sonra da sabık Vali Bay Şükrü Sökmen Sürer'in emir ve tavsiyesi ve yine parti heyetinin kararı ile aylarca devam eden hergün gündüz camilerde çok heyecanlı va'zlar ve her gece kahvede ve gazinolarda konferanslar ve def'atle parti reisi ve azaları ile atlar üstünde gezerek dağ köylerinde irşâd-ı halkla uğraşmaktan..." hastalandığını belirtmektedir. Bkz., EK: XI. (12) Hatay Valiliği'nin 7 Ekim 1939 gün ve 1917 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı hitaplı yazısında; "... Dört sene evvel Antakya'ya gelerek Milli davada hizmeti ve mesaisi sabket ederek herkes tarafından hürmete mazhar olmuş, hususi ve umumi durumu, bilgisi ve vukufu, evsaf ve mezayay-ı hasenesi ile müftülüğe tamamen layık bir şahsiyettir. Mumaileyhin Müftülüğe tayini muhitle çok iyi bir şekilde karşılanacağı gibi Hükümetin kendisinden hemen her sahada istifade edeceği derkârdır. Binaenaleyh mumaileyhin tayinine yüksek müsadelerini bilhassa rica ederim" teklifi üzerine Hatay Müftülüğü'ne tayin edilmiştir (EK: XI). (13) F. Çoker, a.g.e., s. 233-234; DİB Arş., D: 23-1767. (14) TBMM'nin 41. toplantısında (24 Teşrin-i Evvel 1339/1923) kararlaştırılmıştır.
Otel Tekstili antalya escort sakarya escort mersin escort gaziantep escort diyarbakir escort manisa escort bursa escort kayseri escort tekirdağ escort ankara escort adana escort ad?yaman escort afyon escort> ağrı escort ayd?n escort balıkesir escort çanakkale escort çorum escort denizli escort elaz?? escort erzurum escort eskişehir escort hatay escort istanbul escort izmir escort kocaeli escort konya escort kütahya escort malatya escort mardin escort muğla escort ordu escort samsun escort sivas escort tokat escort trabzon escort urfa escort van escort zonguldak escort batman escort şırnak escort osmaniye escort giresun escort ?sparta escort aksaray escort yozgat escort edirne escort düzce escort kastamonu escort uşak escort niğde escort rize escort amasya escort bolu escort alanya escort buca escort bornova escort izmit escort gebze escort fethiye escort bodrum escort manavgat escort alsancak escort kızılay escort eryaman escort sincan escort çorlu escort adana escort