Hit (894) Y-4585

Fahrettin Yıldız

Künyesi : Lakabı :
Tabakası : E-Posta :
D.Yeri : Mardin-Midyat D.Tarihi : 1910
Ö.Yeri : Batman Ö.Tarihi :
Görevi : Mutasavvıf Uzm.Alanı : Arap Dili ve Belağatı
Görev Aldığı Kurumlar : Mezuniyet :
Bildiği Diller : Arabça Mezhebi : İtikad : , Amel : , Ahlak :
Ekleyen : /2014-08-06 Güncelleyen : /0000-00-00

Fahrettin Yıldız

(1910-1972)

Arap dili ve din âlimi, mutasavvıf.

Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Arnas köyünde doğdu. Babası fahrî imamlık yapan Molla Abdullah Arnâsî’dir. Nesepleri Hz. Hüseyin’e dayandığı için ailesi seyyid olarak bilinir. Yörede saygın bir âlim olan Molla Abdülvehhab Derizbinî de bu aileye mensuptur. Fahrettin Efendi tahsil hayatına nisbeten geç başladı. Batman-Beşiri bölgesinde müderrislik yapan Molla Hasan Tilmizî’den ve bölgedeki diğer âlimlerden ders okudu. İlim ve tasavvuf icâzetini, Cizre’de Şeyh Seyda lakabıyla tanınan Nakşibendî-Hâlidî Şeyhi Muhammed Said Efendi’den aldı ve bu tarikat onun hilâfeti sebebiyle Şeyh Fahrettin Tarikatı diye anılmaya başlandı. Düzenli bir medrese öğrenimi görmemekle birlikte güçlü hâfızası ve ders okutması sayesinde bu eksikliği gidermeyi başardı. Yakınları ve ders arkadaşlarının anlattığına göre bir metni sadece bir defa okumak suretiyle ezberleyebiliyordu. Gençlik yıllarında Batman’ın yakınındaki Basork köyünde ders vermeye başladı. Daha sonra Batman’ın merkezine taşınıp tedrîsata burada devam etti ve birçok öğrenci yetiştirdi. Hocası Şeyh Seyda zaman zaman onu çağırıp kendi medresesinde ders verdirdi. İmam-Hatip Okulu sınavlarını dışarıdan verip bir ara Batman Ulucamii’nde imam-hatiplik ve vâizlik yaptı; ancak bir süre sonra Şeyh Seyda’nın isteği üzerine resmî görevinden ayrıldı. Fahrettin Efendi halkın fıkhî meselelere dair sorularına cevap veriyor ve aşiretler arasında meydana gelen ihtilâfların giderilmesinde gayret gösteriyordu. Eserlerinden etkilendiği Said Nursi ile de mektuplaşıyordu. İlçede Hacı Şirin Camii’nde ders ve irşad faaliyetlerine devam ederken 1 Şubat 1972’de vefat etti ve Batman’ın Korik köyünde defnedildi.

Eserleri:
Şeyh Fahrettin, Arapça telif eserlerin yanı sıra bazı klasik kitaplara hâşiyeler yazmış, eserlerinde sade ve anlaşılır bir dil kullanmaya özen göstermiştir. Çoğu hayattayken basılan eserleri arasında şunlar zikredilebilir:

1. Îsâġūcî.
Mantıkta Îsâġūcî geleneğinde yazılan eserlerin hâşiyesi türünde bir risâle olup M. Nezîr el-Halîlî et-Tûrî’nin tashihiyle basılmıştır (Dımaşk 1382/1963; İstanbul 2008).

2. Risâletü’l-vaz.
Eserde Adudüddin el-Îcî’nin er-Risâletü’l-vaz'iyye’si esas alınmakla birlikte bu sahada diğer kaynaklardan da yararlanılarak kaleme alınmış olup Îsâġūcî ile birlikte basılmıştır.

3. el-İstinâre fî ilmi’l-isti'âre.
Risâlede beyan ilminin başlıca konuları olan hakikat, mecaz, teşbih ve istiare Sekkâkî’nin Miftâĥu’l-'ulûm ve Hatîb el-Kazvînî’nin Telhîsü’l-Miftâĥ’ı gibi temel eserlerden derlenerek özetlenmiştir. Yahya Pakiş ve müellifin oğlu Abdürrahim Yıldız tarafından tashih edilmiştir (Dımaşk 1385/1965; İstanbul 2007).

4. Cuma Günü Risâlesi.
Müellifin tek Türkçe eseridir (Batman 1972).

5. Keşfü’l-gita' Hâşiyetü İmtihâni’l-ezkiya'.
Kādî Beyzâvî’nin İbnü’l-Hâcib’in el-Kâfiye fi’n-nahv’inden yaptığı Lübbü’l-elbâb adlı muhtasara Birgivî’nin yazdığı İmtiĥânü’l-ezkiyâ' adlı şerhin kinâye bahsine kadar olan hâşiyesidir (İstanbul 2005).

6. el-İ'tisâm Hâşiyetü Şerhi’’l-'İsâm 'ale’l-Ferîde fi’l-beyân.
Ebü’l-Kāsım es-Semerkandî’nin istiareye dair el-Ferîde adlı risâlesine İsâmüddin el-İsferâyînî’nin yazdığı şerhe hâşiye olup medreselerde ders kitabı olarak okutulmuştur (İstanbul 2006).

7. et-Terśîf fî 'ilmi’t-taśrîf.
Arapça’da sarf kaidelerini bir araya getirip kolayca öğrenilmesini amaçlayan bir eserdir (Dımaşk, ts.; İstanbul 2008).

8. Dürretü’s-sadef fî beyâni asnâfi’l-harf (Dımaşk, ts.; İstanbul 2008).

9. Miftâhu’l-cenne fî ez-kâri’l-Kitâb ve’s-Sünne.
Hz. Peygamber’in günlük ibadetleri sırasında yaptığı dua ve zikirlerin bir araya getirildiği bir eser olup (Dımaşk, ts.) Niyazi Bekî tarafından Türkçe’ye çevrilerek aslıyla birlikte basılmıştır (İstanbul 2011).

10. el-Kavlü’s-sedîd fî beyâni hükmi’s-sayd bi’l-bündükati’l-mütteħaźe mine’l-hadîd.
Ateşli silâhlarla avlanmanın fıkhî hükmüne dair küçük bir risâledir (Dımaşk, ts.).

11. Zülfikārü’l-Hayderî fi’d-difâ' 'ani’ş-Şeyh Seydâ el-Cezerî.
Tasavvufa karşı çıkan bir kişinin Şeyh Seyda el-Cezerî’ye yönelttiği eleştirilere verdiği cevapları içeren hacimli bir eserdir. Yazma nüshası Abdürrahim Yıldız’ın özel kitaplığında mevcuttur.