Hit (108) M-2220

Ehli Sünnet Özel Sayısı Üzerine, On Soruda Ehl-İ Sünnet Soruşturması Üzerine

Yazar Adı : Yunus Vehbi Yavuz İlim Dalı :
Konusu : Dili : Türkçe
Özelliği : Akaid Makale Türü :
Ekleyen : Fıkıh Dersleri/2019-02-03 Güncelleyen : /0000-00-00

Ehli Sünnet Özel Sayısı Üzerine "On Soruda Ehl-İ Sünnet Soruşturması" Üzerine 
 
     Gerek amel, gerek inanç esasları ile ilgili olarak son zamanlarda müşahede ettiğimiz gayreti gönülden tebrik etmek gerekir. Acizane olarak benden "On somda Ehl-i Sünnet soruşturması" ile ilgili olarak görüşlerimi açıklamam istendi. Her şeyden evvel, ele alman konunun önemini ve ağırlığını vurgulayarak söze başlamak istiyorum. Konunun ele almış biçimi, bence altından kalkılamayacak giriftlikte..
     Kanaâtimce, inanç, ibadet ve nizam olarak İslânîı tanımak, asrımızın en önde gelen meselesidir. Ama, takib edilen yöntemlerde hata yapılırsa, bu konuların ele alınmasında fayda yerine zarar da gelebilir.
     Özellikle, ülkemizde yaşayan müslümanların, bir bütün olarak Islâm'ı tanımalarına büyük bir ihtiyaç vardır. Bu bakımdan halkımız ve İslâm toplumlan, bir nevi cahiliye dönemini yaşıyorlar, denilebilir. İnanç eksikliği, bilgi eksikliği ve çevre faktörleri ile, nüfus kağıdında yazılı olan, müslüman isminin şuuruna varamayanların sayısı hayli kabarıktır. Bu durumdaki müslümanlar için bence Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Bid'at gibi mefhumlar önem arz etmemektedir. Tarihte, bu gibi mefhumların hangi sebeplerle ortaya çıktığı, nasıl ve ne gibi çekişmelerin vuk'u bulduğu meselesi de tabii olarak onları ilgilendirmemektedir. Ve böyle bir münakaşanın gündeme gelmesinde onlar için bir fayda sözkonusu değildir. Halk, nasıl inanacağını, İslâm itikadının nasıl olması gerektiğini bilmek ister. Bu bilginin kaynaklara dayalı olarak verilmesi önemlidir.
     Ehl-i Sünnet soruşturmasının, kanaatimce, gündeme getireceği konuların toplumumuza, pratikte sağlayacağı fayda yoktur. Aksine, bocalamalara sebebiyet vereceği için, zararı vardır, denilebilir. Gündeme getirilmek istenen meselelere bu metotla giriş yapmak, sakıncalıdır. Daha tutarlı ve irşad edici bir yol izlenebilir. Bu gibi önemli konuları araştırmak ve böylece konuya ışık tutmak isteyen gayret ehlinden beklenen, doğru yolu göstermeye çalışmalarıdır. Bu çalışmalar, büyük bir dikkat ve titizlikle yapılmalı ve yapılması için gayret gösterilmelidir. Ancak, şekil yerine, esasla ilgili çalışmalar yapılırsa, bunun büyük faydalar sağlayacağı kanaatinde olduğumu belirtmek isterim. Hattâ , günümüzün içtimai-iktisadi-siyasi şartları gözönünde tutularak inanç esaslarının yeni baştan ele alınarak tanzim edilmesinin yararından bahs etmek isterim. Fakat, bir farkla.. Eskiyi karıştırmadan, eleştirmeden, tesis tarzında olmalı, münakaşa ortamı meydana getirecek tarzda olmamalı. Asırlarca, ümmet’in parçalanmasına sebep olmuş, iç savaşları körüklemiş münakaşaların, toplumumuza getireceği bir fayda yoktur. Veya, böyle konuların eski çekişmeleri körükleyecek tarzda gündeme getirilmesinin zararı, sağlayacağı faydadan çok daha büyük olabilir.

     Bana yöneltilen, "On soruda Ehli Sünnet Soruşturması", yukarıda anlatmaya çalıştığım sebepler yüzünden, benim gücümü aşmaktadır. Bu şekliyle ve haliyle bu soruşturmaya katılamayacağımı, mazur görülmemi belirtmek isterim.
     Bu konuda, bence seminerler, sempozyumlar düzenlenebilir. Neşr edilmeden. Tarihteki münakaşaları gündeme getirmeden, geriye bakmadan, hep ileriye bakarak, yeni şeyler bularak,.. Akide amelin de üzerinde oturduğu çok ama çok önemli bir temeldir. Bu temel bir kere halk nazarında sarsılırsa tamiri kabil olmaz. Ancak, siyasi, iktisadi ve sosyal yapı dikkate alınarak nasıl mümin olunacağının esasları ayet ve hadislere dayalı olarak ortaya konulmasında büyük faydalar vardır. İslamın cihad ruhu ortaya konmalıdır. Ama bu hiç bir akıma atıf yapılmadan olmalıdır. İslam'a izafeten yapılmalıdır. Bu konularda taklidden kaçınılmalıdır. İslam inancının temelleri yeniden ortaya çıkarılmalı, isim, yer ve zaman zikr edilmeden, bu tarife uyanlar müslüman ve ümmeti Muhammede dahil kabul edilmeli, uymayanların da buna yaklaşmaları temenni edilmelidir. 

Kimse İslam’ın dışına itilmeye çalışılmamalıdırl Tıpkı Hz Peygamber aleyhissalatü vesselam’ın yaptığı gibi..Rahmet ümmeti olduğumuzu ispatlayarak, Allah için, severek, acıyarak ..kollarımızı herkese açarak...

Bk.Aylık Dergi, 22,23

Yayınlandığı Kaynak :
Yayınlandığı Dergi :
Sanal Dergi :
Makale Linki :