Hit (2226) M-2159

Şianın Gizli Tuttuğu Kuran İnancını İfşa Eden Kitap Faslul Hitab Fi İsbat Tahrifi Kitab Rabbil Erbab

Yazar Adı : İlim Dalı :
Konusu : Dili : Türkçe
Özelliği : Makale Türü : Kitap Eleştirisi
Ekleyen : Fıkıh Dersleri/2014-05-08 Güncelleyen : /0000-00-00

Şî’a’nın Gizli Tuttuğu Kur’ân İnancını İfşâ Eden Kitap “Faslü’l-Hitâb Fî İsbâti Tahrifi Kitabi Rabbi’l-Ehbab”

( اثبات تحر يف كتاب رب الاربا في الخطاب فصل )

Şiilerin meşhur muhaddisi Hüseyn b. Muhammedi’t-Takiyyi’n-Nûri’t- Tabersî’nin (1320/1902) Şî’a’nın gerçek Kur’ân inancı üzerinden takiyye perdesi nı kaldıran, kendilerince oniki imâmdan tevâtür derecesini aşan ve en önemli temel kaynaklarından naklettiği birçok hadîs ve rivâyetleri içinde topladığı; Şî’î çevrelerin bile, aksi inanca sâhıp oldukları için değil de, sırf eski- denberi gizli tutmakta yarar gördükleri esrârengiz sırlarını ifşâ ettiği için, kısmen de olsa karşı çıktıkları “Faslii’l-Hitâh Fi İsbâti Tahrifi Ki tâbi Rabbi’l- Erbâb: Rabların Rabbı (Allah)’ın Kitâbı’nm Tahrif Edildiğinin İshâtı Konusunda Kesin Söz” adlı kitâbı, isminden de açıkça anlaşıldığı üzre, bütün Şî’a’nın, ortaya çıkışından bu güne, müslümanların ellerinde bulunan Kur’ân-ı Kerîm’in gerçek Kur’ân olmadığına, O’nun değiştirilip tahrif edildiğine, içerisine dıştan birçok şeylerin sokulduğu ve birçok şeylerin çıkarılarak yok edildiğine inandıklarını; Şî’a milletinden hiç kimsenin, sırf muârızlarını avutarak aldatıp, kurnaz davranarak muhtemel zararlarından kendilerini korumak maksadı dışında asla bunun tersine hiçbir beyânda bulunmadıklarını bınbir delille tevsîk etmektedir.

Sonra bu kitap sıradan bir Şî’a âlimi tarafından değil, özellikle hadîs ve hadîs ricâli konularında mâhir ve Şî’a milletince en üst seviyede tutulan bir mütehassıs tarafından

kaleme alınmış ve ma’sûm imâmlardan rivâyet edilen yaklaşık 2000 hadîsi içine almıştır. [1]

Şîîlerce bu zât Allah’ın daha önceki âlimlerine vermediği lutuflarla bezenmiş, üstün meziyetlerle donanmış ve en değerli vehbî hazînelerle techîz edilmiş çok büyük bir âlimdir. O kadar ki, onun gerçekleştirdiği önemli hizmeti görenler; Allah’ın onu. Rasûlüllah S.A.’in ashâb ve ailesinden arta kalan mirasını muhafaza etmek için yarattığını anlarmış...” [2]

O’nun hakkında Ağa Büzürkü’t-Tahrânî Â’lâmü’ş-Şî’a’sında biyografisine başlarken şunları kaydetmiştir:

“Bu ismi yazarken elimde kalemim titredi... Eğer hayat hikâyesi yazılan hir başkası olsaydı iş kolaydı, ama böylesine muazzam bir şahsiyetin biyografisini yazma yiikünii güvenilir bir tarihçinin üslenip üstesinden gelmesi çok zordur. Ben onun hakkını yerine getirmekten âciz durumda olduğumu itiraf etmek zorundayım...” [3] “İnsan eğer onun arkasında bıraktığı tahkik deryasında dalgalanan ve tedkik sularında yıkanan büyük eser ve müthiş kitaplarını düşünürse, acâib ıttılâının genişliğini görür.

Ruhu’l-Kuds’le müeyyed olduğunda kuşku duymaz ve Cebrâil A S.’m onu desteklediğinden hiç şüphe etmez...” [4] demektedir.

Muhammed Mehdi’l-Mûsevi’l-Isfehânî de (1325/1907) Ahsenü’l- Vedi’a’sında. “-en-Nûri’t-Tabersî’nin “.Faslü’l-Hıtâb Fî İsbâti Tahrifi Kitâbi Rabbi’l-Erbâb”ı İran’da basıldı, ama keşke o. onu te’lîf etmeseydi. Bâzı âlimler onun tenkidi için değerli risâleler yazdılar ve onun hakkındaki gerçeği bütün açıklığı ile ortaya koydular. Böylece zamanının âlimleri muhaddis Nuri’yi rezîl ettiler. Bâzı güvenilir kimseler bana onun bu kitâbını hıristiyanların da kendi dillerine terceme edip yayınladıklarını haber verdi. .” demektedir. [5]

Şimdi müellif en-Nûri et-Tabersi’nin bizzat kendisinin bastırdığı bu kitabının 1. baskısının ilk ve son sayfalarının kopyesini okuyucuya bir fikir ve yakîn verir ümidiyle aktarıyoruz:

“Faslü’l-Hıtâb Fî İsbâti Tahrifi Kitabi Rabbi’l-Erbâb’tn Fihristinin Orijinal Metni’nin Tercemesi:

Bu kitâb-ı şerifteki konuların özet fihristi:

Birinci Mukaddime: Kur ân’m toplanması ve toplanma sebebi hakkında vârid olan hadîslerin zikri... Kur’ân’ın toplanma şekline bakılarak O’nun eksiltmeye marûz kaldığının anlaşılacağı le’lîf ve tertibinin mü’minlerin (yâni, Şî’anın) tertibine muhâlif oluşunun beyânı hakkında.

İkinci Mukaddime: Kur’ân’da yapılmış olması mümkün ve içine girmesi imkânsız olan değiştirmelerin kısımlarının açıklanması hakkında.

Üçüncü Mukaddime: Âlimlerimizin, Kur’ân’ın değiştirilmesi ve değiştirilmemesi konularındaki kavillerinin zikri hakkında...

BİRİNCİ BÂB: Kur’ân’da değiştirme ve eksiltme yapıldığını gösteren delillerin zikri...

BİRİNCİ DELİL: Birkaç maddeden oluşmaktadır:

a) Tevrât ve İncil’de güzel ve hoş bir biçimde tahrifat yapılmış olması...

b) Geçmiş ümmetlerde her ne vâkî oldu ise hepsinin bu ümmette de vukû bulacağı hakkında

c) Övme ve kötüleme olarak bu ümmetin bâzı kimseleri hakkında ortaya çıkan şüphelerin aynılarının geçmiş ümmetlerde de çıktığına dâir hadîslerin zikri…

d) Hakkında, içinde değişiklikler yapılması bakımından Kur’ân’ın (aynen) Tevrât ve İncil gibi olduğunu gösteren özel hadîsler konusunda...

İKİNCİ DELİL: Kur ‘ân’ın toplanma şekli, âdeten O’nda değişiklik ve tahrif yapılmış olmasını gerekli kılar. Bu konu içerisinde bir de, vahiy kâtiplerinin durumlarının özeti vardır.

ÜÇÜNCÜ DELİL: Kur’ân’da okunması (lafzı) neshedilmiş âyetler bulunduğu (iddiâsı) nın ortadan kaldırılması ve (ehl-i sünnetin) okunuşu neshedilen âyetlere verdikleri örneklerin Kur’ân’dan bâzı eksiltmeler yapılmış olmasını zorunlu kıldığı hakkında...

DÖRDÜNCÜ DELİL: Ali A.S.’m. tertîb bakımından mevcûd Kur’an’a aykırı özel bir Kur’âm’mn olduğu ve O’nda Kuran’a ne Kudsî hadîslerden, ne de Tefsir ve te’vîl (kabîlin)den olmayan (birtakım) ilâveler bulunduğu hakında…

BEŞİNCİ DELİL: Abdullah İbni Mes’ûd’un mu’teber bir mushafımn bulunduğu ve içinde mevcûd Kur’ân’da bulunmayan şeylerin yer aldığı hakkında...

ALTINCI DELİL: Mevcûd Kur’ân’m. bizdeki mu’teber Übey Mushaf ında yer alan âyetlerin tamamını içine almadığı...

YEDİNCİ DELİL: Osman İbnii Affân’m Kur’ân’t ikinci defa topladığı zaman. O’ndan bâzı kelime ve âyetleri düşür(üp yok et)mesi. Kur’ân’ı toplayış şekli. O’ndan çıkardığı bâzı şeyler, mushaflarının birbirini tutmayı- şı ve kâtiplerin yaptığı yanlışlıklar...

SEKİZİNCİ DELİL: Yukarda geçen delillere ilâve olarak muhâliflerin rivayet ettikleri. Kur’ân’da eksiltmeler yapıldığını açıkça gösteren hadîsler hakkında...

DOKUZUNCU DELİL: Allah Teâlâ vasilerinin (ilerde kendisine vasi olacakların) isim ve şemaillerini eski kitaplarında (yani Tevrât ve İncil’de) aynen zikretmiştir. Elbette ki, eski kitaplarına boyun eğen bu Kitabında da (yani Kur’ân’da da) bu isim ve şemâilleri zikretmesi gerekirdi. Bu konu içerisinde bize ulaşan ilk kitapta (Hz. Ali Mushafında) onların, (yani vasilerin) hiçbir kitapta toplanmayan zikirleri mevcuttur.

ONUNCU DELİL: Kurrâ’nın, Kur’ân’ın bâzı harfleri, kelimeleri ve bunlar dışında kalan bâzı şeyleri hakkında ihtilâfa düştüklerinin ısbâtmı Kur’ân’m bir tek vecih dışında (birtakım değişik vecihlerle) indiği (iddiâsı)nın iptâli... Bu konuda Kurrâ’nm hallerinin îzâhı... ve ısnâdlarında tedlis, yanı (sahte râvi isimleri) bulunduğunun isbâtı. ..

ONBİRİNCİ DELİL: Kur’ân’da eksiltme yapıldığını açıkça gösteren birçok hadîsler hakkında...

ONİKİNCİ DELİL: Aynı şekilde. Kur an sûrelerinin gerçek düzeninin bozulduğunu ve bizim bunları aslî sıralarına koyduğumuzu açıkça gösteren özel hadîsler hakkında... Bu konu içerisinde (ortaya atılabilecek) şüphelere cevap veya bu şüphelere karşı ileri sürülebilecek delillerin reddi de vardır.

İKİNCİ BAB: Kur’ân’a değiştirme işleminin yol bul(up gire)mediğini isbât eden bir takım âyet. hadîs ve itibârlar bulunduğunu söyleyenlerin delillerinin zikri... Bu konu içerisinde de Rasûlüllah S.A. zamanında Tevrât ‘ta

tahrîfât yapıldığının zikri vardır.

Bunlar, bu kitabın tıpatıp kopycsini verdiğimiz fihristinin sâdece bir sayfasında yer alan şeylerin tercemesinden ibâret. Bakalım diğer sayfalarında ve tamamında neler var!... Sanırım okuyucu artık, müsteşriklere ve diğer Kur’ân düşmanlarına malzemeyi kimlerin verdiğini anlamakta güçlük çekmeyecek ve sözüm ona Müslümanlar (!) olarak birtakım yersiz ve faydasız duygusallıklara kapılarak kendi bindiğimiz dalı yine kendimizin kesmiş olduğunu anlayacaktır. Yukardaki tercemenin son satırında açıkça ifâde edildiği gibi adamlar, ehl-i sünnete, sâdece Kufân’ı tahrif etme vebâlini yüklemekle yetinmiyor bir de, hem de Rasûlüllah S A. zamanında Tevrât’ı tahrif etme vebâlini yüklemeleri süreliyle Yahûdîierin bile söylemediği sözü söyleyebiliyor ve onların Rasûlüllah S.A.’e yapamadıkları

ıftirâyı yapabiliyorlar!...
Hiç şüphesiz bu, son derece acâib bir şey!.”



[1] Zahir, İhsan İlâhî, eş-Şî’atü ve’l-Kur’ân: 111.

[2] Zahir, İhsan İlâhî, eş-Şî’atü ve’l-Kur’ân: 120.

[3] Ağa Büzürgü’t-Tahrânî. A’lâmü’ş-Şî’a: 1. cüz 2. kısım sh:543, Matbaatü’l-İlmiyye, Necef: 1385 H.

[4] Zahir, İhsan İlâhî, eş-Şî’atü ve’l-Kur’ân: 125.

[5] Zahir, İhsan İlâhî, eş-Şî’atü ve’l-Kur’ân: 135.

Şiilerin meşhur muhaddisi Hüseyn b. Muhammedi’t-Takiyyi’n-Nûri’t- Tabersî’nin (1320/1902) Şî’a’nın gerçek Kur’ân inancı üzerinden takiyye perdesi nı kaldıran, kendilerince oniki imâmdan tevâtür derecesini aşan ve en önemli temel kaynaklarından naklettiği birçok hadîs ve rivâyetleri içinde topladığı; Şî’î çevrelerin bile, aksi inanca sâhıp oldukları için değil de, sırf eski- denberi gizli tutmakta yarar gördükleri esrârengiz sırlarını ifşâ ettiği için, kısmen de olsa karşı çıktıkları “Faslii’l-Hitâh Fi İsbâti Tahrifi Ki tâbi Rabbi’l- Erbâb: Rabların Rabbı (Allah)’ın Kitâbı’nm Tahrif Edildiğinin İshâtı Konusunda Kesin Söz” adlı kitâbı, isminden de açıkça anlaşıldığı üzre, bütün Şî’a’nın, ortaya çıkışından bu güne, müslümanların ellerinde bulunan Kur’ân-ı Kerîm’in gerçek Kur’ân olmadığına, O’nun değiştirilip tahrif edildiğine, içerisine dıştan birçok şeylerin sokulduğu ve birçok şeylerin çıkarılarak yok edildiğine inandıklarını; Şî’a milletinden hiç kimsenin, sırf muârızlarını avutarak aldatıp, kurnaz davranarak muhtemel zararlarından kendilerini korumak maksadı dışında asla bunun tersine hiçbir beyânda bulunmadıklarını bınbir delille tevsîk etmektedir.
Yayınlandığı Kaynak :
Yayınlandığı Dergi :
Sanal Dergi :
Makale Linki :