Hit (5256) K-919

eş Şakaikun Numaniyye fi Ulemaid Devletil Osmaniyye

Yazar Adı : Taşköprülüzade İsameddin Ahmed Efendi İlim Dalı : Biyografi
Kitap Dili : Arabça Kitap Tipi :
Konusu : Sitedeki Kayıt Türleri :
Ekleyen : Fıkıh Dersleri/2009-08-30 Güncelleyen : Nurgül Çepni/2009-11-15

eş-Şakâiku'n-Nu'mâniyye fi Ulemâid-Devleti'l-Osmâniyye

Eser büyük Türk alimi Taşköprîzâde İsâmuddîn Ebu'l-Hayr Ahmed Efendinin en önemli çalışmasıdır.

Osman Gazi'den itibaren 965/1558 senesine kadar gelen 10 padişah devrinde ve Osmanlı ülkesinde yaşamış olan 502 1 zatın hayatından bah­setmektedir.

Bu dönem Osmanlının kuruluşundan Kânûnî devrinin (927-974/1520-1566) sonlarına tekabül etmektedir.

Müellif eserini, 931/1525 yılında Dimetoka'da Oruç Paşa Medresesinde başla­yan ve daha sonra 933/1527 tarihinde İstanbul'da Hacı Hasan Medresesi, 936/1530 tarihinde Üsküp'te İshak Paşa Medresesi, (624/1537) tarihinde İstanbul'da Mustafa Paşa Medresesi, 945/1539 tarihinde Edirne Üç Şerefeli Medreselerinde devam eden 24 yıllık tedris hayatı ve 5 yıllık kadılık hayatının sonunda 63 yaşlarında kaleme al­mıştır.

eş-Şakâik telifinden sonra çok kısa zaman içerisinde büyük bir hüsn-i kabul gör­dü. Fakat Arapça olarak kaleme alınmış olduğundan istifadesi sınırlı olmaktaydı.

Bu sebeple telifinden çok kısa bir zaman sonra Türkçe'ye tercüme edildi. Tercüme faaliyetleri devam ederken aynı zamanda eser üzerine zeyiller ve telhisler yapılma­ğa başlandı.

eş-Şakâik'in Tercümeleri:

Aşık Çelebî (179/1572)

Muhtesibzâde Mehmed Hâkî (ö. 975/1567), Hadâiku'r-reyhân

Derviş Ahmed Efendi, ed-Devhatu 'l-irfâniyye fi ravdati'l-ulemâi'l-Osmâniyye

Muhammed bin Sinaneddîn Yûsuf (ö. 989/1581), Menâkibu 'l-ulemâ

Seyyid Mustafa, Hakâiku'l-beyân fî tercemeti'ş-Şakâik

Edirneli Mehmed Mecdî (ö. 999/1590) Hadâiku'ş-Şakâik

Amasyalı İbrahim bin Ahmed (ö. 998/1589)

eş-Şakâik'in Zeyilleri

eş-Şakâik'e Aşık Çelebî, Ali bin Bâlî (ö. 997/1589); İştipli Hüseyin Sadri (ö. 993/1585), Lütfı Beyzade Mehmed bin Mustafa (ö. 995/1587) Saçlı Emirzâde Ab-dülkadir (ö. 1000/1592); Zeyrekzâde Emrullâh (ö. 1024/1615), Akhisarlı Abdülke-rim bin Sinan (ö. 1038/1629) ve Nev'îzâde Atâî (ö. 1045/1635) gibi zevat tarafın­dan zeyiller yazılmıştır.

Eser, alim ve meşayihin hayatlarını, tedris, te'lif, talim, terbiye ve irşad faaliyetlerini ele almaktadır.

Eserin telif sebebini müellifin şu şekilde ifade ettiği görülmektedir: "Osmanlı alim ve şeyhlerinin hayatlarına ait bilgiler ve menkibeler maalesef henüz bir araya toplanmamıştır. Oysa diğer İslâm ülkelerindeki alimlerin menkıbeleri, müellifler tarafından tesbit ve tedvin edilmişti" 2

Osmanlı uleması hakkında müteselsil bilgileri ihtiva eden ilk eser2 olma özel­liğine sahip olan Taşköprîzâde'nin bu eseri bazı noktalarda, Arif Bey tarafından şu şekilde tenkide uğramıştır:

"Taşköprîzâde'nin eserine dikkat edilirse ilk devir ule­ması için Aşıkpaşazâde'nin tertibini takip ettiği görülür. Bedevîlerde zuhur eden Fenârî ve Cezerî gibi alimlerin hayatları mükemmel derece zapt olundukları cihetle bunlar hakkında verilen bilgiler mufassal ve tercüme-i hal denecek derecededir. Diğerleri hakkında ortaya konan bilgiler hiç lüzum olmayan bir takım tavsiften ibarettir. Eğer müellif o devirde yazılan kitapları tetkik etmiş olsa idi eserin bu kısmı daha vakıfane olurdu. Aşıkpaşazâde'ye istinaden, hiçbir vakit Osmanlı top­raklarına ayak basmamış olan Hattâb Karahisârî ile Abdülmuhsin Kayserî'yi Orhan Gazi devri uleması arasında tanıtmazdı."

"Anadolu'nun henüz Osmanlılar eline geçmeyen yerlerinde o devirlerde pek çok meşahir-i ulema ve fudala zuhur etmiştir. Hattâb ve Abdülmuhsin gibileri Osmanlı uleması arasına alındığı halde onların alınmamasının sebebi anlaşılamamaktadır. Her halde Şakâik müellifi, ilk devir uleması için tarih eserlerini ve bilhassa Aşık-paşazâde'nin Tarih'ini me'haz edinmiş ve onun rivayetini araştırmadan kitabına kaydetmiştir. Ulema hakkındaki bu mütalâa ilk devir meşayihi için de geçerlidir." 3

Öteden beri alimlerin menkıbelerini öğrenmeye merak salan ve bu konudaki eserleri okumaya devam eden Taşköprîzâde Osmanlı alimlerinin isim ve eserlerinin unutulmaya yüz tutumasına ilgisiz kalamamış ve mevcut eserini meydana getirmiş­tir.

Eserine, alimlerin arkasından meşayihi de ilave eden Taşköprîzâde bütün gayre­tine rağmen ele alamadığı kişilerin daha fazla olabileceğini de hatırlatmıştır.

Alim­lerin hepsinin vefat tarihlerini bilmediği içinde de eserini padişahların saltanata ge­çiş sırasına göre tertip ederek on tabakaya ayırmıştır.

Dipnotlar

1 M. Münir Aktepe, "Taşköprîzâde'', İA, Xllu 43

2 Bk.Taşköprîzâde, Şakâik, s. 2

3 Osmanlı Devletinin kuruluşundan ancak bir asır sonra ufak tefek bazı bilgiler verilmeye başlan­mıştır. Bu konuda ilk eser Hamzavî'nin Tarih" idir.

Osmanlı uleması hakkında ise ilk bilgiler Aşıkpaşazâde tarafından ortaya konmuştur. Fakat bu bilgiler ilmi olmayıp siyasî ve idari sahaları kapsamıştır. Daha geniş bilgi için bk. Arif Bey, "Osmanlı Devletinin Teessüs ve Takarrürü Dev­rinde İlim ve Ulema", Darülfünun Edebiyat Fakültesi Mecmuası, su. I. sy. II, Mayıs 1332

...