Hit (8958) K-569

Celaleyn Tefsiri

Yazar Adı : Suyuti - Abdurrahman b. Ebu Bekr b. Muhammed İlim Dalı : Tefsir
Kitap Dili : Arabça Kitap Tipi :
Konusu : Sitedeki Kayıt Türleri :
Ekleyen : Fıkıh Dersleri/2008-08-25 Güncelleyen : Nurgül Çepni/2008-11-28

Celâleyn Tefsîri

Celâleyn Tefsîri, tefsîr alanında değişik pek çok baskısı yapılan, çok okunan ve hemen her

kütüphanede bulunan eserlerden biridir.

Tarih boyunca ilim yolcuları bu eserle tanışarak tefsîre merhaba demişlerdir. Eserin bunca tefsîr arasında bu şöhrete ulaşmasının haklı bir kısım sebepleri vardır. Bir kere o, muhtasar bir tefsirdir. Dili ağır değildir. Anadili Arapça olan da, Arapçayı sonradan öğrenen de onu anlamakta zorlanmaz. Yanısıra eser, Sahabe ve Tabiun'un Kur'ân anlayışlarının karakteristik bir özelliğini yansıtmaktadır. Şöyle ki, Celâleyn Tefsîrinde

Kur'ân, âyetlerdeki murad-ı İlahiyi ayrıntı bilgiler içerisinde kaybolmasına meydan vermeyecek

şekilde kısa ve net bir uslubla tefsîr edilmiştir.

Biz bu makalemizde Celâleyn tefsîrinin isnadı hakkında sahih ve kısa bir bilgi verdikten

sonra, tefsîrin özelliklerini Yâsin sûresi tefsîrinden örneklerle ortaya koymaya çalışacağız.

Hemen hemen tefsirin genel özelliklerini yansıttığından bu sûreyi seçtik. Yâsîn sûresinin

tefsîrinde müşahede edilmeyen Celâleyn tefsîrinin diğer özelliklerini de ayrıca maddeler halinde

sunduk.

Bu çalışma ile Celâleyn tefsîri hakkında derli toplu bir bilgi vermeyi ve onu okuyanların

daha kolay yararlanmalarını hedefledik.

"Tefsîru'l-Celâleyn" diye bilinen bu meşhur tefsîr, Celalüddin el Mahallî (ö:864/1459)

ve Celaluddin es-Suyûtî (ö:911/1505) adlı iki alim tarafından yazıldığı için "Celâleyn Tefsîri"

(iki Celal'in Tefsîri) olarak şöhret bulmuştur.

İki cilt ve iki bölümden oluşan bu tefsîrden hangisinin Mahallî 'ye ve hangisinin Suyûtî 'ye

ait olduğu kaynaklarımızda farklı şekillerde gösterilmiştir.

Katip Çelebi, Bakara sûresinden İsrâ sûresine kadar olan birinci bölümün Mahallî tarafından; Kehf sûresinden Nâs sûresine kadar olan kısmın ise Suyûtî tarafından yazıldığını söyler.

Bu görüşe göre, Fatiha sûresi de Suyûtî tarafından tefsîr edildiğinden tefsîrin sonuna konulmuştur1.

Diğer görüşe göre ise, Mahallî Kehf sûresinden başlayıp Nas sûresine kadar tefsîr etmiş,

daha sonra Fatiha sûresinin tefsîrine başlamıştır.

Ne varki ömrü kifâyet etmediğinden tefsîri bitirmeye muvaffak olamamıştır. Daha sonra yarım kalan tefsîri Suyûtî ,Bakara sûresinden başlayıp İsrâ sûresi sonuna kadar tefsîr ederek tamamlamıştır. Suyûtî, Mahallî'nin tefsîr ettiği belli olsun diye Fatiha'yı tefsîrin sonuna koymuştur.

Suyûtî, tefsîrin başına koyduğu Mukaddime'de 2 ve İsrâ sûresi sonunda3 buna işaret etmiştir.

Kanaatimizce doğru olan da budur 4.

İşin aslı ise şöyledir:

Ömrünün sonlarına doğru tefsîr yazmaya başlayan Mahallî'nin, Kur'ân-ı Kerim'in baştan sona tefsîrini bitiremem endişesiyle Rahman sûresinden tefsîre başlayıp Kur'ân'ın sonuna kadar tefsîr ettiği; bu bölümü bitirince Yasin sûresinden Rahman sûresine kadar, daha sonra Meryem sûresinden Yasin sûresine kadar tefsîr ettiği; bu üçüncü bölümü bitirdikten sonra da baş tarafa geçip Fatiha sûresini tefsîr ettiği, Bakara sûresinin başlarını tefsîr

ederken ise vefat ettiği anlaşılmaktadır.

Talebesi olan Suyûtî, hocasının yarım kalan tefsîrini, Bakara sûresinden yeniden başlayarak tamamlamıştır 5. İlk görüşün sahipleri, meseleyi tahkik etmeden, tefsirin Kur'anın başından başlayıp yarım kalmış olacağı varsayımından hareket ederek yanlış bir sonuca varmışlardır.

Celâleyn Tefsîrinin Hâşiyeleri

Kısalığı ve nevine münhasır özellikleriyle elden ele dolaşan bir eser olma hüviyetini

kazanmış olan Celâleyn Tefsîri üzerinde bir hayli çalışılmış ve ona haşiyeler yazılmıştır.

Bunlardan bazıları:

Mecmau'l-Bahreyn, Kerhi (v:ı);

Cemaleyn, Aliyyü'l-Kari (v:1014);

Kitabu'l-Kevkebeyn, İbn Atiyye (v:1190),

el-Fütuhatü'l-İlahiyye, Süleyman Cemel (v:1204);

Haşiyetü Savi ale'l-Celâleyn, Sâvi. (v:1241).13.

Bunlardan en yaygın olanı, Beyrut'ta Dâru İhyâi't-Türâsi'l-Arabiyye tarafından tarihsiz

olarak basılan el-Fütuhatü'l-İlahiyye ile; Mektebetü Dâri'l-Kütübi'l-Arabiyye tarafından yine

tarihsiz olarak basılan Håşiyetün Alâ Tefsîri'l-Celâleyn hâşiyeleridir.

1 Kâtib Çelebî ,Keşfu'z-Zunûn, İstanbul l943, I, 236; Ömer Nasûhi Bilmen , Büyük Tefsîr Tarihi, İstanbul, l973, II, 596; Mehmet Sofuoğlu, Tefsir Dersleri, İstanbul, l974, s,37; Ali Turgut, Tefsîr Usûlü, İstanbul,l99l, s,245;

Suyûtî'nin eserlerinden biri olan "Merâsidü'l-Metâli' fî-Tenâsübi'l-mekâti' ve'l-Metâli" adlı eserinin tahkik ve tercümesinde maalesef bu yanlış tekrarlanmıştır. Bkz. Süleyman Mollaibrahimoğlu, Celâlüddîn es-Suyûtî ve Merâsidü'l-Metâli fî-Tenâsübi'l-mekâti' ve'l-Metâli İsimli Eseri, İstanbul, 1994, s,33 ve 45.

2 Celâlüddin el-Mahallî-Celâlüddin es-Suyûtî, Tefsîru'l-Celâleyn, İstanbul, ty, Salah Bilici Yayınları, I, 2. (Makalemizde biz, bu baskıyı esas aldık.)

3 Bkz.T.Celâleyn,I,237.

4 Bkz.Süleyman b.Ömer el-Cemel, el-Futûhâtu'l-İlâhiyye, Beyrut, ty, Dâru İhyâi't-Türâsi'l-Arabiyye, I, 7; II,670; IV, 626; Ahmed b.Muhammed es-Sâvî, Håşiyetün Alâ Tefsîri'l-Celâleyn, Mektebetü Dâri'l-Kütübi'l-Arabiyye, ty, IV, 626; Muhammed Huseyn ez-Zehebî, et-Tefsîr ve'l-Müfessirûn, Kahire, l989, I, 316-317; Tefsîru'l-Celâleyn , Tahkik:Mustafa Dîb el-Buğâ, Dârü'l-Ulûmi'l-İnsâniyye, Dimeşk, l337, 379-382;

Tefsîru'l-Celâleyn ,Tahkik:Abdülkadir el-Arnâvût,Dârü İbn Kesîr, Beyrut, l994 (son iki eser ayrı tarihlerde ,ortasında Kur'ân-ı Kerim'in aslı olduğu halde tahkikli olarak modern usullerle basılmıştır.); Şükrü Arslan, "Celâleyn Tefsirinin İsnadı", Atatürk Ü.İlahiyat Fakültesi Dergisi, X, 155-172; Mehmet Sofuoğlu , Tefsire Giriş, İstanbul, l98l, s,325.

5 Şükrü Arslan , aynı yer, l62.

Tanıtım Yazısı Yrd.Doç.Dr.Ali AKPINAR ın Celâleyn Tefsîri Ve Müellifleri isimli makalesinden özetlenmiştir.

...