Hit (4941) K-306

Atalar Sözü ( Türki Durubi Emsal )

Yazar Adı : Ahmed Vefik Paşa İlim Dalı : Türk Dili ve Edebiyatı
Kitap Dili : Kitap Tipi :
Konusu : Sitedeki Kayıt Türleri :
Ekleyen : Aybike Şeker/2008-07-08 Güncelleyen : Fıkıh Dersleri/2008-07-09

Atalar Sözü Türkî Durûb-i Emsal

Millî kültüre ve halkın diline duyduğu büyük ilgi, Şinâsi gibi A. Vefik'i de Türk atasözlerini toplamaya sevketmiştir.

Şi­nâsi'nin 1863'teki ilk baskısından sonra 1870'te daha genişletilmiş yeni baskısı­nı yaptığı Durûb-i Emsâl-i Osmâniyye'sinin ardından A, Vefik'in 1871'de ortaya koyduğu bu eserin hep 1852'de basıldığının sanılması sonucu, Şinâsi'ye ve devrin 1852den beri bu sahadaki di­ğer eserlerine öncülük ettiği gibi yay­gınlaşmış pek yanlış bir hüküm vardır.

Şinâsi'nin, atasözlerini çok defa hâlis ifadeleri yerine divan şiirinde ve münev­verlerin dilinde değişiklik görmüş şekil­leriyle nakleden eserini kendi elindeki malzemeye nisbetle yetersiz bulduğu anlaşılan Ahmed Vefik, esas ağırlığı halk ağzındaki söyleyişlere verdiği çok geniş derleme mahsulü olan kitabında Şinâsi'deki mevcudu birkaç misline çıkarır.

Bursa valiliği sırasında eserini daha da geliştirerek 168 sayfa olan ilkinden en aşağı bir katı kadar hacim kazanmış ve atasözlerini yer yer varyantları ile gös­teren, bu defa adını Müntehabât-ı Du­rûb-i Emsal-Atalar Sözü'ne çevirdi­ği 303 sayfalık yeni bir baskısını yapar.

Bursalı Mehmed Tâhir onun, eserinde­ki malzemeyi Bursa'nın ihtiyarlarından topladığını belirtiyor.

A. Vefik, kitabında yalnız atasözleriyle yetinmeyip her çe­şit halk deyimlerini bir araya getirmeye çalışmıştır.

Böylece sayısı 5000'e varan bir malzeme tesbit etmiş bulunmaktadır.

Ahmed Vefik'in Türk halk dilinin ifa­de zenginliğini ve mecaz kabiliyetini ak­settiren eseri memleketimizde kendisininkine kadar yapılan atasözü derleme­lerinin en zengini olmuş, daha sonra bu sahadaki çalışmalara devamlı ve kolay kolay tüketilmez bir kaynak olma hiz­meti görmüştür.

"Atalar Sözü" kitabı, ay­nı zamanda onun Lehçe-i Osmânî'yi ha­zırlama yolunda giriştiği geniş malzeme çalışmasının da ilk adımını teşkil eder.

İki ayrı baskısı olduğunun bilinmeyip sadece bir baskısının tanınması sonucu hakkında verilen bilgi ve hükümler hep eksik ve sathî kalmış, iki baskı arasında fark diye bir mesele hatıra gelmemiş­tir.

Sürmekte olan yanlışlara, son za­manlarda atasözleriyle ilgili bazı monog­rafilerde Ahmed Vefik'in kitabının ay­rıca Türkî Durûb-i Emsal adını da taşı­yan ilk baskısının 1288 olan neşir tari­hinin 1287ye çevrilerek Ahmed Midhat Efendi'ye mal edilmesi, buna karşılık Bursa baskısının "Müntehabât-ı Durûb-i Emsâl-i Türkiyye" şeklinde uydurma bir ad altında, "içinde 300 atasözü vardır" diye de bir kayıtla, 1871'de İstanbul'da Matbaa-i Âmire'de basılmış gösterilmesi gibi birtakım yenileri daha ilâve olun­muştur .

<
...