Hit (1628) F-840

İmanın Tarifi

İlim Dalı : Akaid Konusu : İman
Soruyu Soran : Cevaplayan : Önder Nar
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : Sümeyye Abacı/2015-04-15 Güncelleyen : /0000-00-00

İmanın Tarifi

İman, kalbin tasdiki ve dilin ikrarından ibarettir.

Tek başına ikrar, tasdik ve marifet imanın sahih olması için yeterli olmaz.

Zira ikrarın yeterli olmasını kabul durumunda münafıkların, tasdikin yeterli olması durumunda imanı ikrar etmeyenlerin; marifetin yeterli olması durumuna da Şeytanın ve Ehl-i Kitabın imanlarının sahih olması gerekir.

Halbuki bütün bu sayılanlar, Kur’an ayetlerinin şehadetleriyle kafirdirler.

Tek başına tasdikin yeterli olmayacağına ve ikrarın şart olduğuna Kur’an’dan pek çok delil getirmek mümkündür.

Örneklenecek olursa Allah Teala şöyle buyurmuştur:

“Rasûle indirileni duyunca gözlerinin, bildikleri doğrular sebebiyle dolu dolu olduğunu görürsün. Derler ki: Ey Rabbimiz biz iman ettik... Allah da onları bu sözlerine karşılık altlarından ırmaklar aktığı cennetlerle mükafatlandırır.

Bu ayete göre Allah, insanlara marifet ve ikrara binaen cenneti vadetmektedir.

Yine “Allah’a ve bize indirilene iman ettik deyin” ve “Allah onlara takva kelimesini farz kılmıştır” “Onlar sözlerin en güzeline hidayet olundular” “Allah iman edenleri dünya ve ahirette sabit söz üzerine sebat ettirir” “Onlar sizin imanınız gibi iman ederlerse kurtulurlar” buyurmuştur.

Allah teala mezkur ayetlerinde imanı: “Sabit Söz”, “Takva kelimesi” “Sözlerin En Güzeli” şeklinde nitelemiş ve “İman ettik deyin” şeklinde ikrarı emretmiştir.

Sonradan gelecek mü’minlerin de ifade edilen şekilde iman etmeleri durumunda kurtuluşa ereceklerini haber vermiştir. Bütün bunlardan imanın sıhhati için tek başına tasdikin yeterli olmadığı ortaya çıkar.

Tasdik ve ikrar olmaksızın tek başına marifet(bilmek) de yeterli değildir.

Buna delil İblis, kafirler ve Ehl-i Kitabın imanlarının sahih olmadığını ifade eden ayetlerdir.

İblis Allah’ı tanımaktadır. “Ey Rabbim beni dalalete düşürdün...”

“Bana onların tekrar dirileceği güne kadar mühlet ver”

“Beni ateşten onu topraktan yarattın” dediği sabittir.

Bütün bu ayetlerin de ifade ettiği gibi İblis rabbini tanımakta, onun yaratıcısı olduğunu itiraf etmektedir. Ama buna rağmen Kur’an onun kafir olduğunu haber vermektedir. Tek başına marifet yeterli olmuş olsaydı İblis’in kafir olmaması gerekirdi.

Yüce Allah kafirler hakkında “Onu tanımalarına rağmen bile bile inkâr ettiler” “Allah’ın nimetlerini bilirler, sonrada inkâr ederler, onların çoğu kafirlerdir.” “Onlara, sizlere göklerde ve yerlerde kim rızık veriyor denildiğinde; Allah derler... Onlara öyleyse Allah’tan hiç korkmaz mısınız de.” buyurmaktadır.

Ayetlerde de açıkça ifade edildiği gibi kafirlerin bir kısmı Allah’ı bilmelerine rağmen küfürle vasfedilmişlerdir. Yani tek başına Allah’ın tanınması imanın sıhhati için yeterli değildir.

Ehl-i Kitap için de durum aynıdır.

Onlar Allah Rasûlünün hak peygamber olduğunu bilmelerine rağmen ona iman etmemişlerdir.

Bu sebeple haklarında “Onlar onu çocuklarını bildikleri gibi bilirler” buyurulmuştur.

Tek başına bilmek yeterli olmuş olsaydı Ehl-i Kitabın imanlarının sahih olması gerekirdi.

 “İmanın tasdik ve ikrar oluşuna” Kur’an’ın yanı sıra sünnetten de deliller vardır.

Allah Rasûlü’nün “Lâ ilâhe illallâh deyin kurtulun” sözü ile, müşrikleri imana davet ederken onları Allah’ın var, bir ve ortağının olmadığına, kendisinin de, Allah’ın katından getirdiklerinin hak oluşuna şehadet ve bunu ikrar etmeye davet edişi de imanın tasdik ve ikrar olduğuna delalet etmektedir.

Müşriklerden şehadet ve ikrarı istemesi ve bunları kabul etmeyenleri kafir sayması göz önünde bulundurulursa ikrarın imanın rükunlarından olduğu şüpheye yer kalmayacak ölçüde anlaşılacaktır.

bütün bu delillere göre İman; kalbin marifeti ve tasdiki, dilin de bunları ikrarıdır. şeklinde tarif edilir.

Bununla birlikte Hanefi kelam ulemasından bazıları “İman kalbin tasdikidir, dil ile ikrar ise İslâm hükümlerinin tatbiki için şart koşulmuştur” şeklindeki görüşü imam Ebu Hanifeye izafe etmişlerdir. Bütün bu delil ve delillendirmelerle de ortaya çıktığı gibi bu görüşün Ebû HanÎfe’ye nispeti hatalıdır.

imanın mahiyeti hakkındaki eserlerinde değişik tanımlamalar getirir. Bütün tarifler bir araya getirildiğinde ortaya şu tarif çıkmaktadır:

“İman: Allah’ın var, bir ve noksan sıfatlardan münezzeh olduğuna, ortağının olmadığına, Kur’ân’a ve Kur’ân’ın getirdiği bütün hükümlere, Hz. Peygamber ve onun getirdiği her şeye, meleklere, kitaplara, peygamberlere, Cennet ve Cehenneme, kıyamet gününe, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna, her mahlukun bir kaderinin olduğuna ve niçin yaratıldıysa neticede ona ulaşacağına, şehadet etmek, bunları kalben tasdik edip dil ile ikrar etmek ve Kur’an ve Sünnetle sabit hiçbir şeyi inkâr etmemektir.”

why do people cheat click redirect
reasons married men cheat how to cheat with a married woman want my wife to cheat
read here read read
abortion methods terminating pregnancy at 20 weeks articles on abortion