Hit (1945) F-258

Tevessül Vesile Ve Meşruiyyeti Hakkındadır

İlim Dalı : Fıkıh Konusu : Tevessül
Soruyu Soran : Cevaplayan : Muhammed Önder
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : /2022-11-14 Güncelleyen : /0000-00-00

Soru: Salat ı tefriciye okumak şirkmidir?

http://www.youtube.com/watch?v=AtwdeBWy0e4

 

el Cevab:
-et Tefriciyye ya da en Nariyye diye meşhur salavat metni bildiğim kadarıyla meşhur Sufi İbn Arabi’nin ilhamla öğrendiği ve öğrencilerine öğrettiği salavat ve dualardandır.

-Dua ve niyazlarımızda illa da asrı saadette bilinen ya da efendimizden nakledilen bir cümleyle dua ve niyazda bulunmak gibi bir dini zorunluluk yoktur.

Duada asıl olan müminin rabbinden ihtiyacı olanı istemesidir. Bu birinci tür duadır.

Rabbine dua ederken ona peygamber efendimizden nakledilen tarzda ve ifadelerle dua edilmesi de dini şeairdendir. Bu da ikinci tür duadır.

Duanın her iki boyutuyla amel edip salat ve selam getirirken efendimizi överek dua etmek ve Allahtan bir şeyler istemek (yasaklayan bir nas olmadığı için ve bid’atle alakası olmadığı için…) caizdir.

Bu çerçevede sorunuza bakarsak peygamberimizden böyle bir dua nakledilmediği için caiz değildir ya da bidattır, bu sebepten caiz değildir, demek kanaatimce bir algılama zaafiyetidir.

-Allah Teala, peygamberimize salat ve selam da bulunmamızı emretmiştir.

Peygamberimiz kendisi için makamı mahmudu istememizi emretmek suretiyle bizi ona salat ve selama teşvik etmiştir. Her ezandan sonra bunu okuyoruz.

- Yalnızca şu metinle salatı selam getirin gibi bir kısıtlama ifade eden nas yoktur.

Ayet genel emir ifade etmektedir. Peygamberimiz bir kısıtlayıcı ifade kullanmamıştır.

Salat ve selam adabıyla alakalı İslam ulemasının yazdıkları, tasnif ettikleri çok sayıda risale vardır. Oralarda değişik metinlerle salatı selam örnekleri vardır.

Onları okumak bile bu bakış açısının zayıflığını ve tutarsızlığını anlamaya yeter.

-Peygamberimiz sahabiye kendisini vesile ederek Allah’a duada bulunmasını bizzat kendisi öğretmiştir. Ve ihtiyacın olunca gene böyle yap demiştir. Peygamberimizi methederek anmak Allaha şirk koşmak olmaz.

Yalnızca Allah’tan yardım dilemek emri ile dünyevi ya da uhrevi işlerde birbirimizden yardım istememiz nasıl çelişmiyorsa; Allah Rasulüne övgüde bulunarak Allaha onu aracı kılmak da şirk değildir.

Bunu yapan insan, Allah’ın var ve bir olduğuna inanıyor noksanlıklardan onu tenzih ediyor, kemal sıfatlarla muttasıf olduğuna itikad ediyor.

Böyle inanan birisinin bir peygambere sevgi ifadesi kullanması nasıl şirk olabilir.

Olsa olsa belki sevgi ifadesinde dini ölçüleri ihlal etmek durumuna düşmüş olabilir o kadar. O da bu metinde söz konusu değildir.

-Tefriciye’nin metni (tercümesi) şöyledir;

(Ey noksanlıklarda yüce ve kemal sıfatlarla muttasıf olan Allah’ım (bu cümleyi tercüme etmeyi unutmuş. Bu cümle olunca Allah’a niyazda bulunulduğu ve bu cümleleri söyleyenin peygamber efendimizi Allah yerine koymadığı anlaşılır.)

Onun vasıtasıyla problemlerin çözüldüğü, [1] 
Sıkıntılardan vasıtasıyla kurtunulan, [2]
İhtiyacların aracılığıyla giderildiği,
Rağbet ettiklerimize vasıtasıyla ulaştığımız, [3] peygamberimize sen salat ve selam et
videodaki konuşmacının yorumu şu ifadelerle olmuştur;
(Bu Allah’tır burada bize Allah tarif ediliyor ama peygamber gösteriliyor. Bu peygamberimize hakarettir… Ömer’e götürür teslim ederdi…
Allah Rasulüne kimsenin hakaret etmeye hakkı yoktur...)

Subhanallah;

Cümlenin başında ey Allah’ım… sonunda da peygamberine salat ve selam et deniliyor.

Ama: Allah’ın emri var diye yapılan bu salata ve peygambere övgüye;
– Bu tür bir övgü ancak Allah’a yapılabilir bahanesiyle yanlıştır, değerlendirmesinde bulunuluyor.

-Konuşmacının işaret ettiği luğavi tevcihler de dikkate alınsa yine de sakındırdığı şeyler söz konusu olmaz.

Şöyle ki; sıkıntıları gideren de denilse sıkıntıların aracılığıyla giderildiği de denilse bunda bir beis yoktur. Bir kul hidayet eden diye vasfedilebilir. Hidayete vesile olduğu kastedilerek tabii…

Allah Teala ayette peygamberimizin hakkında ; ‘şüphesiz sen en doğru ya hidayet edersin’ [4] buyurmuştur.

Allaha has manasıyla hidayet etmek ise yalnızca Allah hakkında itikad edilip kullanılır.

Bu manada Allah Teala ‘sen sevdiklerini hidayet edemezsin ama Allah dilediğini hidayet eder’[5] buyurmuştur.

Yani Salat – selam yardım- fayda – zarar vermek, hidayet etmek- sapıtmak gibi kavramlar Allah hakkında kullanılması caiz olan manalarıyla Allah hakkında, kullar hakkında kullanılması caiz olan manalarıyla kullar hakkında kullanılması caiz olan kavramlardır.

Tefriciye’de de bu çerçevede kullanımlar vardır. Ama en basit dini kültürle bunlar anlaşılabilir…

 

Mülahaza: M. Akif Bilim
Namazlardan sonra Salati Tüncina okumak hakkında ne dersiniz?


el Cevab: Günün bütün vakitlerinde (namaz kılmanın haram olduğu anlarda bile) salat ve selam getirmek faziletli ameldir. Peygamberimize dua edilmesi manasıyla günahların affına ve sevab kazanmaya vesiledir.

-''Tefriciye Salatı'' şeklindeki metni okumak özelinde ise salatı selam olması boyutuyla yukarıdaki hüküm devam eder. Ama Tefriciye salatının metninin okunması açısından ''Mübah Amel'' statüsünde kalır.

-Tefriciye Salatına manası itibarıyla yapılan itirazlar ve şirk olması iddiası iddia sahibinin İmanı da şirki de bilmediğinin delilidir.
 


________________________________________ 
[1] Onun vasıtasıyla problemlerin çözüldüğü doğrudur. Kulluk ederken de günlük hayatımızda da ahirette de çözülmeyen problemler Allah rasulunün rehberliğinde, aracılığıyla ve şefaatıyla çözüldü, çözülecek. O bizim için istiğfar etse; Allah onun istiğfarını reddetmeyeceğini vaad etmiştir.
Şu ayete bakın;

وَمَا أَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ إِلاَّ لِيُطَاعَ بِإِذْنِ اللَّهِ وَلَوْ أَنَّهُمْ إِذْ ظَلَمُوا أَنفُسَهُمْ جَاءُوكَ فَاسْتَغْفَرُوا اللَّهَ وَاسْتَغْفَرَ لَهُمْ الرَّسُولُ لَوَجَدُوا اللَّهَ تَوَّاباً رَحِيماً (64) فَلا وَرَبِّكَ لا يُؤْمِنُونَ حَتَّى يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لا يَجِدُوا فِي أَنفُسِهِمْ حَرَجاً مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْلِيما 65 
Nisa 64-65
(Onlar nefislerine zulmettiklerinde sana gelseler ve Allaha istiğfar etseler Allah rasulü de onlar için istiğfar etse Allahı tevbelerini kabul eder ve onlara çok merhametli bulurlardı.
Rabbine yemin olsun ki seni aralarındaki şeylerde hükmettirmedikleri ve hükmüne de en ufak bir rahatsızlık duymadan rıza göstermedikleri sürece iman etmiş olmazlar...)

Şimdi bir insan gitse, Allah rasulüne bana istiğfar et dese, anlamayan biri diyebilir ki Allaha git istiğfar ona yapılır bunun vechi vardır. Tevbeleri yalnız Allah kabul eder ve yalnız ona tevbe edilir. Bu konuşmadaki ifadeler buna benziyor. 
Ama Allah rasulüne giden, ayetteki mana ile gitse bu Allahın emrini yerine getirmektir. Allah Teala ayette Peygamberin aracılığını af isteyenler için günahları affetme vesilesi kılmıştır. Aynı şekilde Allahın kanunlarıyla hükmetmeyenler kafirlerdir şeklinde ayet var iken peygamberin hükmetmesine Allahın hükmünden başka her ne varsa ona başvurmak küfürdür dese bu değerlendirme zafiyeti olur. Peygamberin hükmü de Allahın hükmüdür çünkü… Diğer taraftan helali haram, haramı helal kabul ve itikad etmedikçe başka kanunlarla amel etmek insanı dinden çıkarmaz. Fiilin derecesine göre insan belki günahkar olur.

[2] Sıkıntılardan vasıtasıyla kurtunulan dünya da savaşlarda muzafferiyet, ahirette hesap günü bekleyişin son bulması vs. onun duasıyla oldu ve olacaktır. Bunun neresi şirk. O alemlere rahmet olarak gönderilmiştir.

[3] İhtiyaçların aracılığıyla giderildiği rağbet ettiklerimize vasıtasıyla ulaştığımız diye nitelenen Allah’ın peygamberidir. Kulluk ihtiyacımızı onun öğrettiği gibi yapıyoruz, Allah’ı onun tanıttığı gibi tanıdık. Onun rehberliğiyle kavuşmayı arzuladığımız Allaha ve rızasına ulaşıyoruz. Peygamberden beklenilmesi inancımızla çelişmeyecek bir mana da bu duygular ona beslenilmektedir. Bu övgüler ona yapılmaktadır. 
[4] Şura 52
[5] Kasas 56

 

reasons married men cheat why does husbands cheat want my wife to cheat
free abortion pill abortion pictures pro life abortion
what are aids symptoms symptoms for aids/hiv new hiv treatment