Hit (105) F-1254

Huriye Martının Kadın Konusunda Rasulullaha Nisbet Edilen Uydurma Hadisler İsimli Makalesine Cevap

İlim Dalı : Fıkıh Konusu :
Soruyu Soran : Cevaplayan : Önder Nar
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : /2019-06-12 Güncelleyen : /2019-06-12

Soru: Kadın Konusunda Rasûlullah (sav)'a Nisbet Edilen Uydurma Hadisler Doç. Dr. Huriye Martı adlı makale içeriğindeki hadis olmadığı söylenilen rivayetler hakkında ne dersiniz. Ayrıntılı bilgi için tıklayınız; (Haziran 2019)

el Cevab: Huriye hanımın iddiaları 15 maddede aşağıda özetlenmiştir. 
Cevabım başlığındaki yazılar bana aittir.  

1. İddia: Halbuki Rasûlullah Efendimiz (sav)’in davet ettiği yeni din, kadını ayaklar altından alıp baş tacı etmeyi emrediyordu.

Cevabım: Dinimiz kadını baştacı yapmayı emretmez. Edebi bir cümle kurulmuş. İlmi değil. Kaldıki "baştacı" yapılma kavramının içi boştur. Kadını islam dini baştacı yaptı denilirse erkek için ne denilecektir. 
Sözün doğrusu şudur;
Allah teala kadını cahiliye zulmünden kurtarıp ona şerefli bir insan muamelaesi yapılmasını emretmiştir. 

2. İddia: Efendimiz’in vefatını müteakip daha tam da unutulmamış olan cahiliyye kafası kısa adımlarla geri dönmeye başladı

Cevabım: Bu laf müslümanların cahiliyeye geri döndükleri manasına gelir. Halbuki kadınlara kötü muamele edenler Allahın emirlerine muhalefet etmişlerdir. Bu sadece kadınlarla alakalı alanda değil birçok alanda geröekleşmiştir. 
Sorun kadın sorunu değil Allahın emirlerine uymama sorunudur. 

3. İddia: İslam’ın kadına sağladığı hak ve hürriyetler, malının üzerinde tek hak sahibi olma, kendisini ve evini ilgilendiren konularda karar verme gibi hakları birer birer elinden alındı. Ve maalesef bunlar halk arasında dinin bir gereği gibi gösterilerek yayıldı.

Cevabım: Allah’ın kadınlara verdiği haklar ve görevler tahrif edilmemiştir. Kadınlar islam tarihi boyunca özel mallarının tek sahibidirler. Miras almış miras bırakmışlardır. Mallarında tasarruf etmişlerdir. 
Halk arasındaki cahillikler özellikle cumhuriyet döneminde artmıştır. Çünkü şeri uygulama ve gereklilikler yönetim tarafından yasaklanmıştır. Halk ya bilgisiz kalmış ya da islami gerekleri yerine getirmeleri medeni kanuna uyulması zorunluluğu sebebiyle engellenmiştir.

4. İddia: Hudeybiye günü söylediklerini uygulamaktan çekinen ashabına karşı çaresiz kalan Peygamberimiz’in Ümmü Seleme (r.anha)'nin verdiği kesin ve doğru fikre uyarak ashabına örnek olması, onun böyle kritik bir zamanda bile karısının dediğini yaptığına en güzel örnektir.

Cevabım: Peygamberimizin "çaresiz kalan peygamber " olarak nitelenmesi acıdır. 
--"Ümmü Seleme (r.a)'nın verdiği kesin ve doğru fikre" şeklindeki niteleme de kanun hükmünde kararname gibidir ve saçmalıktır. Kesin ve doğru fikir olduğunu nereden bildi. Efendimiz düşünemedi de bir kadın düşündü demeye getirmesi de saygısız ilahiyatçı saçmalığıdır. 
-Hudeybiye de efendimiz karısına itaat etmemiştir. İstişare sonunda söylenilenlerden uygun olanı yapmıştır. 
Olayın kadının dediğini yapmak olarak nitelenmesi ilmi değil kadın erkek ayrımcılığı örneğidir. 
Esasen peygambere "kadının dediğini yaptı" nitelemesi yanlıştır. Peygamberler Allah'ın emirlerini yerine getirirler. 

5. iddia: “Kadınları Allah nasıl geri bıraktıysa, siz de öylece geri bırakınız” şöhretinden dolayı merfu sanılan bu sözün aslında Rasûlullah (sav)'a değil, Abdullah İbn Mes'ud'a aittir. 

Cevabım: Bu söz namaz safları hakkında muslim hadisinde manası itibarıyla sahihtir.
"Kadınların saflarının en hayırlısı en arkada olanı en şerlisi erkeklerin saflarına en yakınıdır." 

عن أبي هريرة رضي الله عن النبي صلى الله عليه وسلم أنه قال: «خير صفوف الرجال أولها، وشرها آخرها، وخير صفوف النساء آخرها، وشرها أولها (Bk. Muslim es Sahih h no: 440) 

Kadınlar erkeklerden geri durmakla emr olunmuşlardır. 
İbn Mesud un sözü Huriye Martı'yla kıyaslanamayacak kadar haktır. 
İbn Mes'ud (r.a) Sahabanin en meşhur müftilerinden birisidir. Dört hak mezhebin fıkıhtaki imamı sayılır. 
O kadınları erkeklerden geri bırakın. Allah onları nasıl geri bıraktıysa siz de öyle geri bırakın dediğinde bu kitap ve sünnetin kadın erkek ilişkileriyle alakalı genel ve özel hükümleri nasılsa o çerçevede davranın demek olur. 
Huriye Martı hanımın bir yanılgısı da bu rivayeti uydurma addetmesindedir. Kendilerinden nakil yaptığı hadis âlimleri bu sözün sahih olmadığını değil efendimizden ona nisbet edilerek senedle nakledilmediğini söylemektedirler. Bir sahabi lafı dini konudaysa hevadan olamaz. Sahabe adalet sahibidirler. Konuşan sahıs da İbn Mes'ud (ra) dır. 
Huriye Martı’nın aksine ulemanın çoğunluğu bu rivayeti hadis olarak kabul etmişlerdir. Sahabinin din hakkında söylediği efendimize nisbet etmeselerde hadistir diye kabul eden çok sayıda büyük âlim vardır. 
Bunlar arasında es serahsi (el Mebsut I. 180); İbn Ruşd (Bidaye I. 105 ) İbn Kudame (el Muğni II. 18) eş Şevkani (neylu'l evtar, III. 176) 
Bunlar ve diğer pek çok âlim İbn Mesud’un bu sözünü hadis olarak nakletmektedirler. Hadisçiler ise bu sözün merfu (yani efendimize nisbet edilen bir söz) olması açısından konuya baktıklarından bunu isbat eden sened aramışlar bulamayınca hadis merfu değildir demişlerdir. 
Huriye hanımın bu rivayeti asılsız olarak nitelemesi kadın ve erkeklerin aile hayatında ve sosyal hayatta erkeklerle birlikte bulunmalarına yol arama kaygısıyladır. Haremlik selamlık diye bilinen fıkhi durumu inkâr etmeye yol aramaktadırlar. 
Bu bahis uzundur. Bu kadarla iktifa edeceğim.

6. İddia: “Cuma günü öyle bir saat vardır ki, Allah kendisinden her kim ne isterse geri çevirmez. Yalnız kocası kendisine kızgın olan kadın müstesna.” İbnu'l- Cevzi, Suyuti [11], İbn Arrak [12] ve Şevkani [13] haberin batıl olduğunu söylüyorlar. 

Cevabım: Bir rivayetin zayıf ya da batıl olması o hükmün batıl olmasını gerektirmez. Şöyleki aynı hüküm başka sahih nakillerle nakledilmiş olabilir. 
Kadının kocasını kızdırması ve onun hakkı olan bir şeyde ona itaat etmemesi dinimizde günahtır. 
Mesela kadının kocasından izinsiz evindne çıkması günahtır, haramdır. 
Mesela kadının eşi onunla birlikte olmak istediğinde onu reddetmesi günahtır. Bu hükümler çok sayıda sahih hadisle ve ayetle sabittirler. 

Huriye hanım misyonu gereği "erkeklere itaat etmesi gerekmeyen hanım ve eş iddiasındadır" bunu da dinimiz islama yamamaya çalışmaktadır. 
Erkekler kadınlara hakim kılınmışlardır ayeti 
Erkekler kadınlara bir derece üstün kılınmışlardır ayeti, 
"Evleriizde sebat edin ve cahiliye kadınları gibi dışarı çıkmayın ayeti eşi kendisini yatağına çapırdığında ona icabet etmeyen kadına allah ve melekler lanet ederler hadisi ve versiyonları Huriye hanımı bu iddiasında yalanlamaktadır. 
İbnul cevzi, Suyuti, Şevkani Huriye hanım gibi değil benim yazdığım gibi fetva vermişlerdir. 
Huriye hanım ve benzer düşüncelere sahip insanlarımızın acınası çelişkileri de buradadır. Asrı saadette yaşanılmış islamı tahrif etmeye çalışmaktadırlar.

Huriye Martı hanımın diğer iddiaları da şunlardır. 
Genel olarak cevaplayacağım cevabımı en alt paragrafa yazacağım.

7. iddia: “Sizden birisi bir kadınla evlenmeyi düşündüğünde yüzünü sorduğu gibi, saçının da nasıl olduğunu sorsun. Çünkü saç iki güzellikten birisidir." İbnu'l-Cevzi [14], Suyutii [15] , İbn Arrak [16] ve Şevkani'nin [17] ortak hükmüne göre bu haber de asılsız bir uydurmadır.
8. iddia: Kadın için toprağın altının üstünden daha hayırlı olduğu ve ne kadar kısa zamanda ölürse o kadar az günaha gireceği düşüncesinin Peygamber Efendimiz'e ait olmadığı açıktır.
9. iddia: "Kız çocuklarının gömülmesi övülecek işlerdendir." El-Elbani [25], İbnu’l-Cevzi [26] Suyuti [27] ve Sehavi [28] haberin asılsız olduğunu belirtmiş, senet zincirlerindeki birçok ravi hakkında şiddetli tenkitler aktarmışlardır.
10. iddia: "Kadınları zarar vermeyecek miktarda aç bırakınız ve aşırı gitmeyecek kadar kıyafetsiz bırakınız. Çünkü onlar iyice doyup güzelce giyinirlerse dışarı çıkmaktan başka bir şey düşünmezler, Ama eğer biraz aç ve çıplak kalırlarsa onlar için evde oturmaktan daha hayırlı bir şey yoktur." İbnu'l-Cevzi [33], İbn Arrak [34], Şevkani [35] ve Suyuti [36] haberin tamamen asılsız olduğunu söylemektedirler.
11. iddia: “Kim karısının kötü ahlakına sabrederse, Allah ona Eyyub'un belalara sabretmesine verdiği ecri verir. Kim de kocasının kötü huyuna sabrederse, Allah ona Firavun'un karısı Asiye'ye verdiği sevabın benzerini verir.” Suyuti [37], Şevkani [38], Iraki [39] ve el-Elbani [40], uzun bir uydurma hutbenin içinde yer alan bu haberin asılsız olduğunu belirtiyorlar.
12. iddia: Şüphesiz ki evin bir köşesindeki hasır bile, çocuk doğurmayan bir kadından daha hayırlıdır." İbnu'l- Cevzi [41], Suyuti [42], İbn Arrak [43] ve Şevkani [44] hadisin uydurma olduğunda ittifak etmektedirler. Lraki [45] köşedeki hasırın doğuramayan kadından daha hayırlı olduğu sözünün Hz. Ömer'den de nakledildiğini belirtmektedir.
13. iddia: “Siz oğlan çocuklarım sevin. Kız çocukları zaten kendilerini sevdirirler." Acluni [61] ve Suyuti bu sözün kaynağı bilinmeyen asılsız bir haber olduğunu söylerler. 
14. iddia: Kadınları boş odalarda (salonlarda, köşklerde) oturtmayınız. Onlara yazı yazmayı öğretmeyiniz. Kadinlara yün eğirmeyi ve Nur Suresi'ni öğretiniz.” Hakim'in Müstedrek'ine [62] aldığı bu haberin uydurma olduğu kesinlikle ispatlanmıştır. İbnu'l-Cevzi [63] ve Zehebi [64] de bu görüşü savunurken ayrıca Azi- mabadi [65] bu konuda özel bir risale yazmıştır.
15. iddia: Fitne ve fesada sebep olacağı düşüncesiyle kadına yazı öğretmenin mekruh olduğu fetvası yayılmış, kız evlatlar okutulmamış ve kadınlar ilmi sohbetlerden arılamaz kabul edilmişlerdir. Halbuki Peygamberimiz zamanında okuma yazına bilen az sayıda kadın olmasına rağmen, O'nun bunu özellikle teşvik ettiğini biliyoruz. Nitekim Peygamberimiz (sav), eşi Hafsa'ya yazı yazmayı öğretmesi için Şifa binti Abdillah'a demiştir ki, "Hafsa'ya nemle duasını öğrettiğin gibi yazı yazmayı da öğretsen ya!” [66]

Cevabım: Uydurma ya da zayıf olduğu bilinen rivayetleri zikretmiş ve bunlarla doğruluğuna inandığı yanlış düşüncesine delil bulmaya çalışmış.

İslamda kadına verilen hak ve yetkilere delilleriyle değinen bir yazı kaleme alabilseydi daha net olarak herşey ortaya çıkardı. 
Ama islam âlimlerinin hurafe diye hüküm verdikleri sözlerin islam toplumunda ve fakihlerimiz tarafından kabul edildiğini ima etmesi ayıptır. 
Bir dinin hakkında sıradan avam insanların laflarıyla ve kültürüyle değil ulemanın bilgilendirmesiyle karar verilir hukmedilir. 
Hurafelerle bir iddia isbat edilmez. 
Kullandığı kaynaklar hakında da birkaç laf etmek gerekirse
1. eleştiri: 45 nolu kaynakta metinde hafız ıraki ye nisbet edilen bir alıntı var. Ama bunu tasavvuf kitabı olan gazalinin ihya isimli eserinden nakletmiş. Hafız iraki ye nisbet ettiği lafı onun eserindne alıntılaması gerekirdi. Bkz. [45] İhya, c. II. s. 42.
2. eleştiri: Makalesinin bibliyografyasnda kaynak olarak verdiği eserlerde ihya yı yazmamasına rağmen dipnotta ihyaya atıfta bulunmuş. Bu da alıntıladığı örnekleri oradan buradan topladığını göstermektedir. 
3. eleştiri: Kaynak olarak müstedrek elimizdedir. Ama o zehebinin telhisini kaynak göstermiş. Bkz. bibliyografya bölümü Zehebî, Telhîsu'l-Mustedrek, Beyrut-1990.
Hulasa olarak; 
Kadın Konusunda Rasûlullah (sav)'a Nisbet Edilen Uydurma Hadisler
Doç. Dr. Huriye Martı isimli makale ilmi yeterliliği olmayan geçersiz bir makaledir. Ciddiye alınmamalıdır.