Hit (1487) F-1090

Küfürden Sonra En Büyük Günah Kalp Kırmaktır Demenin Dini Açıdan Hükmü

İlim Dalı : Fıkıh Konusu :
Soruyu Soran : Cevaplayan : Önder Nar
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : /2001-03-16 Güncelleyen : /0000-00-00

Soru: "Gıybetin yol açtığı en büyük günahlardan biri de, kalp kırmaktır. Küfürden sonra en büyük günah, kalp kırmaktır. Kâbe’yi yıkmaktan daha büyük günahtır..." (30 Mayıs 2014)
Yukarıdaki yazı alıntıdır. İmam rabbaniye ait olduğu söyleniyor. 
Fıkıhtan, kalp kırmak ve vebali ile ilgili nakil yaparsanız sevinirim.
Kalbi kırılmasın diye bizi esir alacaklar diye düşünüyorum.
Müslümanlar, Müşrikler ve Yahudilerle, harp ettiler. Kafirlerin yakınları ölünce kalpleri kırılmadı mı?

el Cevab:
İmam Rabbani İslami ilimlerde uzman bir ilim adamıdır. Ve ruh terbiyesinin önemli halkalarından birisidir. 
Sözü nereden aldığınızı sayfa ve cildiyle verebilirseniz ilk fırsatta yoksa ben fırsat bulunca eserlerinden bakabilirim. 
Öncelikle lafın ona nispeti sabit olmalı. 
-Bir söz şer’i ilimlerle ruhi ilimler arasında deveran ederse, sözün sahibine nispeti sahih olursa, söz hangi ilme uyuyorsa o ilmin asılları çerçevesinde hakkında hüküm verilmelidir. 
-Şer’i ilimlerde her ilim kendine uygun ve gayesi doğrultusunda kavram üretmiştir. Bu sebeple söz değerlendirilirken bu çerçevede önce söyleniliş sebebine bakılmalıdır.'' manaları lafızlardan almaya çalışan kendisini helak eder'' denilmiştir. Yani: söyleniş sebebini dikkate almadan lafı dinleyen ve anlamak istediği gibi anlayan sözün sahibinin o sözle kastettiği manayı önemsememiş olur.

Yukarıdaki söz gıybet ve kalp kırma hakkında bir teşbih ve temsil içermektedir. Kalp yüce Allah’ın kullarının amellerini ne niyetle yaptıklarını önemsemesi manasını ifade eder. Yani kalp Allah’ın zikrinin mahalli ve nazargahı ilahidir. Bu mana esas alınınca tabiri caizse Kâbe gibidir. Allah’ın evidir. Bazı salihler müminlerin birbirlerinin kalplerini incitmemesini onlara hatırlatırken, Allah’ın evi Kâbeyi madde aleminde yıkan melun olur Allah’ın rahmetinden uzaklaşır; aynı şekilde mana aleminde Allah’ın katında önemi büyük olan kalp Allah’ın rahmet tecellilerinin indiği yerdir... Yani netice itibarıyla burada şu denilmektedir. Kâbeyi yıkmak günahtır. Mümin bir kulun kalbini kırmakta ona eş değer bir günah olarak kabul edilmelidir ki, müminlerin birbirlerine hürmetlerinde bir kusur hali oluşmasın.

Sizin yazdığınız manalar da doğrudur. Tasavvuf ehlinin ifade ve kastettikleri manalar da doğrudur. 
Gönül aleminin kendine özgü bir dili ve ahkamı vardır. Bu ''gönül ahkamıdır '' sözün sahibi hem şer’i ilimler uzmanı hem gönül alemi ehlindendir. 
Sözün sahibinin kastı Vallahu alem bis savab budur. Üzerine şer’i ahkam terettüp etmez. 
Size el Ezher’de hocalarımızdan duyduğumuz bir hali ilk fırsatta yazmak isterim. Tabii gerekirse..

Mülahaza: Hişam Abacı 
Teşekkür ederim. 
O zaman ben bundan şunu anlaya bilir miyim? Kimsenin kalbini kırmamak için "deyyus cennete girmez" veya "...cennetin kokusunu alamaz" biçiminde hadisler ya da sözler var. 
Hiç nakil yapmayalım. "Emr bilma'ruf..." zaten bizim işimiz değil. Alimlerin işi! Diyanetin!
Tespih çek, camide namazını kıl. Oldu bu iş.
"Niye anlatmadın? Niye uyarmadın? Niye şerre fren olmadın" uykularım kaçıyordu ne kafasızmışım, ben.  Ahirette soracaklar zannediyordum!!!
"Aman ha Kâbeyi yık amma kulun kalbini kırma" ne güzel sevdim bu işi oh çok rahatladım. İyi ki hoca değilmişim.
Soruya konu olan, yukarıdaki alıntının bir kaç kelimesini yazınca (google de) çok yerde aynı ibareyi göreceksiniz.

el Cevab: ''Müslümana sövmek fısk, onu öldürmek küfürdür'' hadisi şerifi herkesçe bilinir. 
Gıybet ölü kardeşinin etini yemek gibidir manası herkesçe bilinir...
-Emri bil maruf ve nehyi anil münker bir farizadır herkesçe bilinir...

Dinin inanç amel ve ahlaki hükümleri arasında bir çelişki yoktur olmaz. 
-İnanç değerlerinde hata sahibi olan bu hatanın çeliştiği dini değere göre fasık, ehli bid’at, zalim, münafık ya da kafir sıfatını alır. Bunların söylenilmesi ve her inanca karşılığı olan hükmün verilmesi dindarlıktandır, Allah korkusunun gereğidir. 
-Amel konularından birisinde hata işleyin durumu da böyledir. Namaz kılmayan fasıktır. Kasden terkeden kafirdir. İçki içene günakkar denilir. Ayyaş da denilebilir. Karısını kıskanmayana deyyus denilir, zina edene zani denilir. Halifeye karşı silahlı isyan edene baği denilir. Bunlar dini kavramlardır. 
-Müslümana durduk yere sövene, Allah’ın kullarına merhamet etmeyene merhametsiz denilir. Alığa alık, salağa salak denilebilir denilmese de olur. İnsanların ayıplarının yüzlerine vurulması, yerine ayıplarının örtülmesi efendimiz tarafından övülmüştür...
İnsanların verdikleri eziyete sıkıntıya sabretmek övülmüştür. Kalp kırmamak övülmüştür. Komşusu açken tok yatmamak; ya-ta-ma-mak faziletli iman seviyesidir. Müslümanlara eziyet verecek şeyleri yollardan kaldırmak iman şubelerindendir. Haya etmek imandandır. 
Her dini hükmü yerli yerinde kullanmak; algılamak ve temsil etmek ise Allah’u Tealanın fazlı keremindendir. 
Bunu önemsemek ''min takva'l kulub'' dur.