Hit (1167) F-1014

İnsan Ve Hayvanların Gelecekte Diriltilmek Üzere Dondurulmasının Hükmü, Deccalin Mümin Bir Şahsı Öldürmesi Ve Diriltmesi

İlim Dalı : Fıkıh Konusu :
Soruyu Soran : Cevaplayan : Önder Nar
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : /2019-02-16 Güncelleyen : /0000-00-00

Soru: İnsan ya da hayvanların gelecekte diriltilmek üzere ''dondurulması''nın hükmü nedir?
İnsan bedeni üzerinde böyle bir deney yapılması caiz midir?

el Cevab:
''Dondurma''= Cryonics işlemi yazılanlardan anlaşıldığı kadarıyla bir insan ya da hayvan öldükten sonra bedeni üzerinde özel bir işlem yapılması ve bedeninin koruma altına alınmasına verilen ad. 
Bu manasıyla Dondurma işlemi ölü bedenin korunması demek olur. Ölü bedenin diriltilmek üzere korunması da denilebilir...

Ölünün diriltilmesi sadece peygamberlerden İsa (as)ın eliyle gerçekleşmiş bir mucizedir. Çürümüş ya da çürümemiş bedenlere Allah’ın izniyle kalk diyen İsa (as) ölüleri diriltmiştir. İsa peygamberin peygamberlik mucizelerinden birisidir bu. Ve ümmetinden ya da diğer ümmetlerden birisinin bunu yapması dini açıdan söz konusu değildir. Mucizenin sahibi gerçekte Allah’tır. Ve dünya hayatındaki ölümden sonra dünyaya geri dönüş söz konusu olmayacaktır. 
 
Dondurulan insanların tekrar diriltilmesi uygulamalarını incelediğimizde henüz ispatlanmış ciddi bir uygulamasının olmadığı da görülmektedir. 
Ölüm denilen şeyin yaşlanma geninin doğumdan sonra aktif olup beden yenilenmesinin durmasına sebep olan bir gen sebebiyle gerçekleştiği tezi de öne sürülmektedir. Gen sebebiyle yaşlanmanın önüne ileriki zamanlarda geçilirse ölümsüz yaşayacaklarını düşünenlerden zengin olanların bedenlerini dondurttukları da ifade edilmektedir. 
150-250 000 dolar ve üstü ücret alınması projenin bir zengin dolandırma yöntemi olduğu hissi de vermektedir.

Ek: 
Deccal’in Mümin Bir Şahsı Öldürmesi Ve Diriltmesi:
Allah bu sıra dışı hali 1 defaya mahsus ilahlık iddia edecek olan Deccal’e de verecektir. Buhari ve Müslim’in rivayet ettikleri bir hadiste bu haber verilmiştir. Ama bu karşısındaki mümin şahsın öldürülüp bir defaya mahsus tekrar dirilmesi şeklinde olacaktır. 
Deccal’in bazı insanlara yakınlarınızı diriltirsem benim ilahınız olduğuma inanır mısınız demesi ile ilgili rivayet ise diriltme değil şeytanların yardım etmesiyle bunu isteyen insanların gözlerinin boyanması manasında olacaktır.
İnsanların arasından çıkıp onlara ilahlık iddiasında bulunan bir şahıstan ilahlığına delil isteyen insanlar ''Allah'' kavramı hakkında doğru inançları olmayan insanlardır. Ve bedeniyle insanlar arasında dolaşan ilahlık iddiasındaki şahıs ''(Deccal'') olarak nitelenmiştir. 
Sıra dışı işler yaparak insanların akıllarını karıştırarak onları aldatanlara deccal denilir. Diriltme iddiasında olan bir şahsa dirilt irsen senin Allah olduğuna inanırım diyecek olanlar elbette olacaktır. Yalancı peygamberlere inananlar olduğu gibi. Peygamber efendimiz her peygamber ümmetini Deccal’in şerrrinden haberdar etmiş ve sakındırmıştır buyurmuştur. 
 
Deccal’in diriltmesi iman sahiplerinin en son imtihanlarından birisidir. Ve bir defa olacaktır. İkincisini tekrar etmeye imkan verilmeyecektir. Dolayısıyla bu konu da dünya hayatında ölünün bilimsel yöntemlerle diriltilmesi tezini destekleyici bir delil olamaz.

Ek 2:
Ashabı Kehf’in ve Hızır ve İlyas peygamberlerin hayatları İsa (as)’ın gökte yaşaması bu konuda delil olmaz.
Bunların hepsi mucizedir. Ve mucizeler peygamberlerden sadır olan sıra dışı hallerdir. 
-Bu sayılanlar ölüp de dirilmemektedir. Hayatları devam ettirilmektedir. Yani ruhları bedenlerinden ayrılmamaktadır. 
-Dondurulup sonradan diriltilme ise bedenlerin ihyası demektir. Bu Allah’ın Kuran da haber verdiği sadece ilahın yapacağı bir fiildir. 
''''Örnek gösterip kim ölmüş kemikleri diriltecekmiş derler. Onlara deki bedenleri ilk inşa eden ''Allah'' onları tekrar diriltecektir'' ayeti bedensel dirilişi ispat eder. Ama bu yaratma, öldürme ve diriltme Allahın fiilleridir. Allahtan başkası tarafından yapılamaz. 

Netice itibarıyla; 
1- İnsanların gelecekte diriltilmek kastıyla dondurulması, fiili canlı bir insanın isteğiyle ya da aldatılarak öldürülmesi demek olacağından haramdır. Bu fiili yapanlar insan öldürme fiiline ortak olmaktan yargılanırlar. 
2- İnsan bedeni üzerinde böyle bir deney yapılması da öldürmenin haram olmasına binaen haramdır. 
3- Diğer canlılar üzerinde benzer bir deney yapılması insan sağlığına bir faydası olacak çerçevedeyse caiz olur. Aksi halde mahlukatın sebepsiz yere öldürülmesi caiz olmaz.

Mülahaza: Cengiz Eryılmaz
Şahsen öyle bir durumun mümkün olamayacağını düşünüyorum veya bunu Kehf süresindeki iman sahipleri olayı gibimi yorumlamak lazım. Allah (cc) Bu olayı tekrarlamış kanısı hakim. Fakat şu var ki biri sünnetullah biri ise icat (gerçi icat bile olmaz.) Allah bize bu olayı anlattığına göre, mümkünlüğüne işaret edilmiş olabilir mi?

el Cevab: Ashabı Kehf ölmediler.
''Dondurarak '' cesedin korunması bedenin ölmesi demektir. Ölmüş bedenler demek dünya hayatını tamamlamış ruhlar demektir. Bu sebeple ashabı Kehf de, İsa (as)ın semada ki hayatı da Hızır ve İlyas (as)’ın hayatları da örnek olmaz. 
Ölünün diriltilmesi iddiası boyutuyla dini inançlara muhalif bir varsayımdır.
Zaten bedenlerini donduranların bir elektrik sorunu sebebiyle bedenlerinin çürüdüğü ortaya çıkmıştır.

Ek: ''Müslüman olmayan sufiler'' ne demek?
 

el Cevab:
İslamın emir ve nehiylerini bir rehberin gözetiminde uygulayarak nefsin terbiye edilmesi ameliyesine seyru suluk denir. 
Bu konu ile tasavvuf ilim dalı ve alimleri ilgilenir. 
Adı müslüman olup iinanç değerleri itibarıyla kendilerine şii, harici, mutezili denilen gruplar olduğu gibi adı sufi olup inanç ları içerisinde islam inançlarına muhalif öğeler olan şahıs veya gruplar tarikatler de vardır. Bunlardan birsi de ''hululiyye '' dir. 
Hululiyye tarikatı insanların allahtan bir parça olduğuna inanırlar. allah insanın içindedir ve insan riyazetle benliğini ortadan kaldırınca allah olduğunu anlar. Bu evreden sonra insanın ibadet etmesine gerek kalmaz. İşte bu anlayışta olanlara müslüman olmayan sufiler diyoruz. 
İnançları kuran ve sünnet ekseninde olan sufiler bu kapsamda değildir.

 

Soru: Decal ve Hz mehdi hadislerinin sahih olmadığını ve bu hadislere itibar etmememiz söyleniyor bizi aydınlatır mısınız?

el Cevab :
Kıyamet alametleriyle alakalı hadisler sahihtir. Ve gerek itikad esası olarak gerekse efendimizin hadisleri olarak sabittirler. 
Deccal hakkında daha önce yazmıştım. Mehdi hakkında inşallah delillerini ve kaynaklarını yazarım.
Deccalin henüz zuhur etmediği bir vakıadır. Mehdi hakkında yetkisiz kişilerin zuhurat, keşf ve kerametlere dayandırarak şuan yaşadığı ile alakalı iddialarda bulunmalarına iltifat etmemek gerekir. 
 
Ortalıkta bilgi kirliliği vardır.
Şu an varlıklarını kabul edenler arasında, şianın deccal ve mehdi anlayışı, bazı müteşerri olmayan sufi cemaatlerin keşf, zuhurat vs e dayandırarak oluşturdukları mehdi anlayışı bir de Adnan hocanın tamamen içinden çıkılmaz şekle getirdiği mehdi ve deccal anlayışı yaygınlaşmıştır.
---
Ehli sünnet vel cemaat Müslümanlar dinlerini ehli sünnet vel cemaat ilim adamlarından öğrenmelidirler. Bu konu İmam-ı Azam Ebu Hanife’den günümüze akaid kitaplarında ve onların şerhlerinde, hadis kitaplarında ve onların şerhlerinde (sahih olan hadisler ve zayıf olan hadisler ayrımıyla birlikte ) eksiksiz işlenmiştir. Oralara müracaat edilmelidir.