Hit (4789) D-94

Karagöz Mizah Gazetesi

Yazar İşl.Müd. : Sahibi :
Yayın Logosu : Yayın Dili : Osmanlıca
Yayın Aralığı : Dergi Türü : Gazete, Haber, Karikatür, Mizah
Ekleyen : Nurgül Çepni/2010-02-18 Güncelleyen : /0000-00-00

Karagöz Mizah Gazetesi

10 Ağustos 1908’de yani II. Meşrutiyet’in ilanından topu topu 17 gün sonra çıkmaya başlamıştır.

Hürriyet’in ilanıyla oluşan serbestlik ortamında; düşüncelerin sansüre tâbi olmadan özgürce yayınlanabilmesi hem yayıncıları hem okurları bir gazete ve dergi bolluğu ve çılgınlığı içine sürüklemişti.

Hürriyet’in ilanını izleyen iki ay içinde 200’ün üstünde gazete ve dergi çıkar, ama çoğu kısa bir süre sonra kapanır.

Bunun ender istisnalarından biri yaşamını 40 yıldan fazla sürdürecek "Karagöz" gazetesidir.

Karagöz gazetesinin sahibi, o dönemlerin deyimiyle "sahib-i imtiyazı" Ali Fuad Bey’dir.

Ali Fuad Bey(?-1919), ülkemizin ilk karikatürcülerinden biridir.

III. Meşrutiyet ilan olduktan sonra Ali Fuad Bey, kesintiye uğramış gazetecilik merakını tatmin için hemen kolları sıvar, Kadıköy’deki Mühürdar Gazinosunda arkadaşlarıyla buluşup anlaşır ve gazetesini çıkarır.

Gazete halka dönük bir mizah dergisidir, haftada iki gün çıkmaktadır.

Bol karikatürlü ve olayları halkın anlayabileceği sade bir dille anlatıp yorumlamaktadır.

Satışları birçok gündelik gazeteyi geçer.

Gazetenin ilk sayfasında o günün konusu olan bir karikatür ortada sunulmakta ve "Muhavere" başlığı altında bir Karagöz-Hacıvat konuşması yer almaktadır.

Bu konuşma o günlerde gündemde olan bir konuyla ilgilidir.

Bu bütün sayılarda görülen bir bölümdür.

Bu yazıların uzun süre bizzat Ali Fuad Bey tarafından yazıldığını kendisini iyi tanıyan Münir Süleyman Çapanoğlu "Karagöz" ile ilgili bir yazısında belirtmektedir.

Dört sayfalık gazetenin diğer sayfalarında "Takvim-i Ceraid" (Gazetelerin Takvimi) başlığı altında o günlerde gazetelerde çıkan haberler yorumlanmakta, yine "Dahili" başlığı altında bazı yurtiçi haberleri verilip buna Karagöz"ün yorumları eklenmekte; "Telgraf" başlığı altında ise yurtdışı haberler iletilip yorumlanmaktadır.

Bazı sayılarda manzum söyleşiler ve çeşitli konular hakkında manzum yazılar bulunmaktadır.

"Karagöz"ün satışı artınca ilan da almaya başlamıştır; bu arada bazı ilginç uygulamalara da rastlıyoruz.

Gazetenin taşra bayiliklerini alıp, gazeteyi satıp parasını göndermeyenler açıkça teşhir edilip okuyucu katında cezalandırılmaktadır.

Ali Fuad Bey, herhalde II. Abdülhamid döneminden deneyimli olduğundan mevcut iktidarlarla iyi geçinmeyi ilke edinmiş ve bu nedenle bütün yayın yaşamı boyunca gazetesi hiç kapatılmamıştır.

Bunun ilginç bir saptamasını 31 Mart ayaklanmasında görüyoruz.

İlk başta irtica karşıtı yazılar yazan "Karagöz" 31 Mart Vak"ası gerçekleşip asi askerler İstanbul’a egemen olunca dil değiştirmiş "Muhterem Ulema ve Askerimiz" diye asileri metheden yazılar yayınlamıştır.

Ancak isyan bastırılınca çark etmiş ama eleştirileri de üstüne çekmiştir.

Onun üzerine bir düzeltme yazısı yayınlayarak asilerden korktuklarından öyle yazmak zorunda kaldıklarını belirtmiş ve İttihat Terakki karşıtlarını acımasızca eleştirenlere katılmıştır.

Ve o günden itibaren biraz "sade suya tirit" muhalefet yapmıştır.

Ali Fuad Bey, 1912’de gazetenin yönetimini dönemin önemli aydınlarından ve "materyalizm" konusunu ülkemize ilk getiren kişi olan sosyalist eğilimli Baha Tevfik Bey’e vermiş ve Baha Tevfik Beyin ölümüne kadar (15 Mayıs 1914) dergi yepyeni bir hüviyet kazanmıştır.

Bu dönemde özellikle Baha Tevfik Bey’in gazetenin ikinci sayfasında çıkan "Hasbıhal" başlıklı yazıları ilginçtir ve daha önce Karagöz’de rastlanmayan bir içerik ve niteliği simgeler.

Baha Tevfik Bey’in ölümünden sonra gazete dönemin ünlü yazarı Aka Gündüz’ün yönetiminde yayınlanır.

Bu sırada I. Dünya Savaşı çıkmış ve Türkiye Almanya safında savaşa katılmıştır.

1914-1918 arası Karagöz savaş koşullarında yayın yapan ve İngilizleri "Con Kikirik" adı altında aşağılayan bir yayın organıdır.

Savaştan sonra Karagöz, mütarake dönemine sahibi Ali Fuad Bey’in ölümüyle girer.

Gazete kızkardeşi Fatma Hanım’a kalmıştır; o da yönetime deneyimli yazar ve gazeteci Burhan Cahit(Morkaya 1891-1949)’i getirir.

Karagöz, mütarake döneminde Ankara hükümetleri taraftarı bir tutum içindedir.

Bu okuyucu katında saygınlığını artırır, bir ara İstanbul’da ençok satan gazete bile olur.

Cumhuriyet’in ilanından sonra da Burhan Cahit’in usta yönetimiyle bu başarısını sürdürür.

1928 yılında Latin harflerinin kabulü, bütün matbuat gibi Karagöz’ü de etkiler, satışlar düşer.

Burhan Cahit de kendi gazetesi "Köroğlu"nu çıkarmak için Karagöz’den ayrılır.

Bir süre Ornan Seyfi Orhon ve Refik Ahmet Sevengil yönetiminde çıkmaya devam etse de 26 Ocak 1935’de kapanır.

Kapanınca dönemin iktidar partisi Cumhuriyet Halk Fırkası, gazeteyi sahibi Fatma Hanım’dan satın alır.

Ve deneyimli gazeteci Sedat Simavi’nin yönetiminde halka dönük bir mizah dergisi olarak çıkarmayı sürdürür.

Bu dönemden 1950 yılına kadar Karagöz artık Cumhuriyet Halk Partisi’nin halka dönük bir yayın organı olarak yaşar.

Deneyimli gazeteci Sedat Simavi, başarılı bir gazetecilik sergiler.

Özellikle II. Dünya Savaşı’nın bunalımlı günlerinde geniş kitlelerin moralini yükseltecek yayınlarla gazeteyi başarıyla sürdürür.

Bu dönemdeki ilginç bir gelişmede 1935- 1938 arası Kemal Tahir’in Karagöz’de önce muharrir sonra yazıişleri müdürü olarak çalışmasıdır.

1938 yılında Nazım Hikmet’le birlikte Donanma Davası’nda hapise girince bu görevi biter.

1950’de Sedat Simavi Karagöz’ü bırakır.

Hem kendi kurduğu ve çok tutulan Hürriyet gazetesi ile uğraşmaktadır ve asıl önemlisi de Cumhuriyet Halk Partisi seçimleri kaybetmiş, muhalefete düşmüştür.

"Karagöz" bundan sonra etkisini hızla yitirerek beş yıl daha kesintili olarak çıkar, ama 1955 yılında 4785. sayısıyla birlikte kapanır.

Tam 47 yıl yayınlanmıştır.

Adres :
Telefon :
Fax :
E-Posta :
Yayınlayan Kurum / Matbaa :
Yayınlandığı Ülke :
Yayınlandığı Şehir :
Yayın Başlangıç Tarihi : 10.Ağu.08
Yayın Bitiş Tarihi : 1955
Yayın Sayı Adedi : 4785